Aİ sayesinde çok yakında hasta vizitlerine “klinik mühendislerimiz” de katılabilir!
Bir asistan arkadaşım geçen hafta bana “Hocam, AI her şeyi yapıyorsa bizim işimiz ne kalacak?” diye sordu. Herkesi kedine de sorduğu gibi.
Yanlış soru.
Doğru soru şu: “AI her şeyi daha verimli yapıyorsa, biz ne kadar daha fazla şey yapabiliriz?”
Jevons Paradoksu’nu hatırlayalım.
1865’te William Stanley Jevons şunu fark etti: Buharlı motorlar kömürü çok daha verimli kullanır hale geldikçe, İngiltere’nin toplam kömür tüketimi azalmadı — aksine patlama yaptı. Verimlilik, talebi kısmadı. Talebi büyüttü.
Tıpta ve klinik bilimlerde tam bunu yaşıyoruz.
Bir yazılımcı bir günde kaç satır kod yazıyordu şimdi kaç satır yazıyor? Sınav için bir günde kaç soru taslağı hazırlayabilirdiniz şimdi kaç?Bir dersin taslak metnini oluşturmak kaç gün sürüyordu, şimdi kaç dakika? Bir slayt setine daha güzel slaytlar hazırlamak kaç gün alıyordu, şimdi kaç saniye?
Fazla mesai mi yapıyoruz?
Hayır tam aksine, aynı sürede.
Peki iş azaldı mı? O da tam tersi.
Klinik araştırmada veri temizleme, istatistik yazımı, literatür taraması saatler alıyordu. Şimdi dakikalar. Peki araştırmacılar daha az çalışıyor mu? Duyduğum kadarıyla herkes daha fazla proje üstleniyor, herkes Aİ ile yapmak istediği projeleri konuşuyor.
Ben de hem akademik hayatımda hem de
@Akamedika’da bunu yaşıyorum. AI ile içerik üretim sürem dramatik biçimde kısaldı. Ama o kapasite boş zamana dönüşmedi. Yeni kurslar, yeni içerikler, yeni eğitim formatları için talebe dönüştü.
Hatta
@drgokhanaksel hocamın geçen bana dediği gibi: Arog’da kaset ile Kung Fu yüklenen Arif gibi olduk!
Ne olduklarını 6 ay önce bilmediğimiz node.js, react ile webapp hazırlayıp tailwind, daisyUİ ile dizayn yapıyor, online databaseler ile serverless appler hazırlıyoruz. Yazılımcı bulamadığımız, bulsak da derdimizi anlatamadığımız, anlatsak da masrafını karşılayamadığımız işler 2 saatte yapılır oldu.
Ve işte burada ekiplerin yapısı değişiyor. Bu kaba taslakları gerçek ürünle dönüştürecek uzmanlara ihtiyaç var.
Hastane sistemleri artık “klinisyen hemşire sekreter” üçlüsünün yanına bir de klinik veri mühendisi gerektiriyor. Üniversite araştırma grupları biyomedikal bilişim uzmanı istihdam ediyor. Tıp fakülteleri eğitim teknolojisi geliştiricisi kadrosu açıyor.
Klinik ekiplere mühendisler katılıyor. Bunu 5 yıl önce ciddiye alan yoktu.
Bizim için ne anlama geliyor?
Klinik akademisyenler olarak iki seçeneğimiz var:
1.AI’yi bir tehdit olarak görüp pasif kalmak.
2.Jevons’un dediği gibi: artan verimliği daha büyük problemlere yatırmak.
Ben ikincisini seçiyorum — ve çevremdeki en hızlı gelişen klinisyen-akademisyenlerin de öyle yaptığını görüyorum.
Yapay zeka rutin işi alıyor. Bize kalan, daha önce zamanımız ve bilgimiz olmadığı için yapamadığımız işler.
Bu bir kayıp değil. Bu, uzun süredir beklediğimiz fırsat.
Siz ekibinizde hangi yeni yetkinliklerin eksikliğini hissediyorsunuz? Yorumlarda görmek isterim.