"Lahit mezara işlenmiş, sonsuzluk kapısında bekleyen 2000 yıllık bir sadakat...
Side'de Arif Müfid Mansel Müzesi'nde gördüğüm ve beni çok etkileyen bu 2000 yıllık lahit mezarın kısa kenarındaki detaya bakar mısınız? Yarım açılmış bir kapı ve oradan size bakan sadık bir dost, ebediyete uğurladığı sahibini karşılayan veya uğurlayan bir köpek. Aslında bize insanlığın en eski ve en saf dostluğunu anlatıyor. Bu lahitin sahibi, son yolculuğuna çıkarken bile en sadık yol arkadaşını yanından ayırmak istememiş, bu derin sevgiyi ölümsüzleştirip sonsuzluğun sembolü olan mezarına işletmiş.
2000 yıl önce bu topraklarda yaşayan bir insan, köpeğine duyduğu bağlılığı mezar taşına kazıyacak kadar yüce bir değer olarak görürken; biz bugün bu kadim dostluğu neden bir "sorun" olarak görmeye ve göstermeye çalışıyoruz? Hayvan sevgisi bu toprakların binlerce yıllık kültürel ve vicdani mirasıdır.
Günümüzde, özellikle son zamanlarda, evde hayvan sahiplenenlerin kedisine köpeğine hissettiği sevgiye karşı oluşturulmaya çalışılan negatif algıyı ve bu konudaki olumsuz yorumları ve propagandaları görünce, bu binlerce yıllık sevginin değeri daha da artıyor. Hayvan sevgisi bir trend değil, insani bir özelliktir. 2000 yıl önce bu sevgi, sonsuzluğun sembolü olan mezarlara işleniyorsa, bugün bizim de bu bağı korumamız, sahip çıkmamız gerekmez mi?
Biz günümüzde neyi, hangi duygumuzu kaybettik?
Dr. H. Onur Şahin
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil