Bugün bir iki tercih farklı olsaydı, ya da bir pivot santraforumuz olsaydı her şey bambaşka olacaktı, Dünya Kupası'na ne güzel başladığımızı konuşacaktık belki de.
Kemal Tahir'in analizi hala geçerli.
Milli Maç ve Kemal Tahir'in Yol Ayrımı
Kemal Tahir Yol Ayrımı romanının bir yerinde Osmanlılarda/Türklerde var olan iyimserlikle karamsarlık arasındaki hızlı geçişkenliği, ya da en tepeden en aşağıya düşen psikolojik değişimi tahlil ediyor. Tahir'e göre bunun başlangıcı Kanuni dönemi ile başlar. Bilhassa Evliya Çelebi 'deki bazı abartılı anlatımları da Kanuni devrinin bir yansıması olarak görür. Bugün de bir bakıyoruz kendimizi dünya gücü olarak görürken yaşanan olumsuz bir gelişme ile bir anda kendimizi üçüncü dünya ülkesi gibi görmemiz bu psikolojinin bir yansıması olsa gerek. Futbolda da gerek kulüp takımları gerekse de milli takım konusunda aynı yükseliş ve çöküşü kısa süre zarfında yaşıyoruz. Oysa çoğu kez her iki durum da gerçeği yansıtmaktan uzak. Bu psikoloji biz Türklerin günü/anı yaşayamamasinin da bir sebebi olsa gerek. Bu yüzden de kendimizi ya geçmişin altın çağlarında ya da geleceğin kutlu, muazzam günlerinde hayal ediyoruz.