United for Democracy in Türkiye

Joined March 2025
106 Photos and videos
Herşeye yetki var. Kurultaya yetki yok. Öyle mi! #butlan #mutlakbutlanahayır #mutlakbutlanamillimücadele
2
3
24
March 19 Platform retweeted
Fatoş Pınar Türker, savunmasının son kısmında tutukluluk ve cezaevi sürecinin en soğuk, en yıkıcı, en korkunç yanlarını anlattı. Salonda avukatlardan izleyicilere, tutuklulara kadar herkes ağladı. Bunu ilk defa yazıyorum ama lütfen sonuna kadar okuyun: Türker, savunmasının sonunda önce gözaltındaki çıplak arama sürecini şu sözlerle anlattı: “Vatan Emniyet’teyken arşiv odası gibi bir yere aldılar beni. Eldiven giyen bir polis üstünü çıkar dedi çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. Cinsel organını aç dedi, arkanı dön-eğil dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum” Daha sonra, tutuklanıp Silivri’ye sevk edildikten sadece bir gün sonra infaz koruma memuru tarafından SEGBİS için çağrıldığını belirten Türker, şöyle devam etti: Dedim ki "Ben bilmiyorum, bu ne SEGBİS ne?" İşte dedi böyle online ekrana bağlanıyorsunuz. Ben gittim oturdum, karşımda bir ekran açık ama "Adalet mülkün temelidir" yazmıyor, bir ofis orası. Böyle gözüm de ısırıyor Allah Allah diyorum, en sonunda kırmızı espresso makinesi vardı çünkü Savcı Bey bana o makinede kahve ikram etmişti. İfademi alan savcı, başkanım. Savcım, size soracağım şimdi. Siz tabii ki şey, sizin şahsınızla hiç alakası yok konunun ama hani meslektaşınız ya böyle bir uygulama var mı, yok mu? Dedi ki: "Ya" dedi, "Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda" dedi, "ben sana ne dedim" dedi. "Ben sana ne dedim" dedi, "ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen bu adamlar sana" dedi "kumpas kuracak demedim mi" dedi. "Niye konuşmadın sen" dedi. "Verecektin ifadeni gidecektin" dedi. "Ama" dedim, "Sayın Savcım ben bildiğim her şeyi anlattım." "Bak şimdi" dedi, "sen git" dedi, "eşyalarını topla. Ben "dedi, "sana Çağlayan'dan araba göndereceğim" dedi. "Geleceksin" dedi, "burada" dedi, "bana" dedi "ifadeyi vereceksin, buradan" dedi "çocuklarına gidersin." Ben de dedim ki: "Savcım" dedim, "ben yeniden ifade veririm, vermemi istiyorsanız" dedim. "Bir avukatıma sorayım." Şimdi karşımdaki savcı ya, "Yok efendim" diyecek halim yok, ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız. Dedim ki "Tamam" dedim, "ben avukatıma bir danışayım" dedim. Böyle yaptı: "Hâlâ avukat diyorsun bana" dedi. "Sen" dedi, "bu kafayla bir daha" dedi "çocuklarını asla göremeyeceksin" dedi. "Sen bekârsın, değil mi?" dedi. Evet. "Velayetleri de sende?" Evet. "Senin çocukların" dedi, "reşit de değildi, değil mi?" dedi. Değil dedim. "Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" dedi. Ha, bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Az evvel şeyle söyledim ya size hani mal varlığı, "Sen bakıyordun, değil mi?" dedi. Evet. "Bak" dedi, "mal varlığı tedbiri için" dedi, "karar var benim elimde" dedi. "Ama ben" dedi, "28 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar sana süre" dedi. Savcım bunu dedi. Ve o gün tebliğ edildi. "Ya bana gelir konuşursun ya da dedi malını mülkünü de alacağım" dedi. Yani bir şey söyleyeceğim. Şeyi anlayamıyorum. Hani mesela birisinin birisiyle husumeti olur... Hiç beni tanımıyor ki. Tanımadığı bir insandan insan nasıl nefret eder ki? Hani nasıl bunu söyler... Mesela annesi yok mu bu insanların? Hepimiz zıbın giymedik mi? Ben hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Bunu çok düşündüm çünkü şimdi Düzce'ye götürüldüm. Düzce'de insanın benim şeyim bozuldu... İnsan olarak öğrendiğim iyilik ve kötülük kavramı bozuldu. Çünkü iyi insan dediğimiz bir tarif var, bir de kötü insan dediğimiz bir tarif var; birbirine girdi bu. Çünkü Düzce'ye bir gittim, 40 metrekarede 25 kişiyiz, 16 kişilik. Koğuş arkadaşlarım; uyuşturucu satıcıları, cinayet, hırsız... Artık mesela bir Roman gördüğümde ben onun çadırcı mı, göçebe mi, arabacı mı olduğunu anlarım. Valla anlarım. Uyuşturucu mu satıyor, hırsız mı onu da anlarım. Hani böyle bir bilgi benim neyime yarayacak bilmiyorum ama... Ve o, hani bir kız getirdiler hamile, 5 aylık, 4 aylık. 1.5 yaşındaki kızını duvara vura vura öldürmüş. İddianamesini ben okudum. Ama diyor ki: "Eşime benziyordu." diyor. "Çok ağlıyordu." "Dayanamadım." diyor. "Ama benim içim" diyor, "çok ferah. 7'sini de yaptım, 40'ını da yaptım, mezarı da çok güzel." diyor. Hamile bir de. Devlet de gayet iyi bakıyor yani gerçekten hamile diye. Ama ben o insanlarla birlikte kaldım. Mesela 1 yaşında, o Roman bir aile vardı 5 kişi; anneanne, iki kızı, iki torun filan, ailecek kalıyorlar uyuşturucudan. Ama annesi çok bakmak istemiyor, 1 yaşındaydı Afra da geldiğinde, daha yürümüyordu. Mesela ona bakıyordum. Ne yapayım? Onunla teselli ediyordum kendimi. Örgü ördüm, tuvalet temizledim. Çünkü tuvaletler taşıyor. Şey dedim ben de: "Çekilin" dedim, "madem 16 milyon için çalışıyoruz, hani burada da bari bu görevi ifa edelim. Ne yapalım?" Ama hani olduğu gibi anlatıyorum, bilmiyorum... Yani film gibi bu yaşananlar. Gözlerimi açıp şey denmesini bekliyorum, işim gereği tabii reklam çekimlerinin setinde filan da bulundum, birisi çıkacak şuradan: "Kestik! Selçuk Bey siz birazcık daha işte soru sorun, siz şey yapın. Ekrem Bey siz araya girmeyin, bir daha alıyoruz aynı planı." filan diyecekler diye umuyorum yani. Ama olmuyor. Tutukluyuz biz hakikaten. Ben Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak yargılanmaktan hiç gocunmuyorum. Elbette ki varsa bir hatamız, neyse ortaya çıksın. Bence yok, ben 0 beraat edeceğime, bile değil, inanıyorum. Ama siz burada lütfen, rica ediyorum Medya A.Ş. Genel Müdürü Pınar'ı yargılayın. Ben anne olarak, benim çocuklarıma yazık günah değil mi? Bak geçen sene mezun oldu Nehir. Londra'ya gidemedik, o okuldan kabul olamadı. Benim kızım tüm dünyada yapılan sınavda %1'lik dilime girdi. Şu an dünyanın en iyi yapay zeka okulunda okuyor. Bak mezun oldu, ben göremedim. Orada benim güzel kızım. Babalarıyla... Diyor ki: "Anneciğim kepimi saklıyorum, sen eve geldiğinde havaya atacağım." Yani şu kadar, bacak kadar da onu ilkokula verdiğimde, mezun oldu, ben göremedim. Can sağlığı olsun. Ben kendim için yani rüşvet almadım, 15 aydır yatıyorum, bir şey çalıp çırpmadım, mal varlığıma tedbir kondu. Hakikaten, hakikaten çok mağdurum ama kendime dair, geleceğime dair bir şeyim, böyle bir yaşama sevincim, bir şeyim kalmadı. Çok yorgunum. Anneme dedim ki, demesem iyiydi çünkü benim annem babam ablamı kaybetmişler, çok agresif bir lösemiden 9 ayda... Anneme dedim ki: "Keşke" dedim, "idam cezası olsa da kalemi kırsa, bitse bu iş." O kadar yorgunum, o kadar yorgunum ki kendime dair hiçbir beklentim, isteğim yok. Ama Sayın Hakim lütfen vicdanınıza sesleniyorum, Sayın Savcım sizin de. Yargılayın ama Pınar'ı yargılayın da anne Pınar'ı ne olur tahliye edin. Ev hapsi verin, ben çocuklarımla zaten el ele oturmak istiyorum. Teşekkür ederim.”
İBB Davası, 7 kadın tutukludan biri olan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in savunmasıyla devam ediyor. Mahkemede oldukça soğukkanlı ve özgüvenli görünen Türker'in kariyeri dikkat çekici: İsviçre’de eğitim almış. Önce Mimar Sinan'ı kazanmış, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden sosyoloji yan dalıyla mezun olmuş. 2021 yılında Medya A.Ş'ye gelene kadar sırasıyla Yapı Kredi, Koçbank, BASF (Alman kimya şirketi), GlaxoSmithKline (İngiliz ilaç şirketi), OMV Petrol Ofisi (PO'nun Avusturya ortağı) ve HSBC Türkiye’de üst düzey görevlerde çalışmış. Aynı zamanda İstanbul Kültür Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, Boğaziçi Üniversitesi’nde de konuk konuşmacı olarak ders vermiş. Savunmasından şimdiye dek öne çıkan bazı beyanları ise şöyle: "Vatan Emniyet'e girdiğimde 'ben buradan çıkamam' diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı, tam bir kabus gibi. Bence cezaevi, Vatan Emniyet'teki nezarete göre gerçekten çok daha iyidir. Çıkarıldığım mahkemece 'rüşvet almak' suçundan tutuklandım. Örgüt suçuyla da sevk edildim ama örgüt suçundan serbest bırakıldım. Sadece gizli tanık Çınar'ın yalan beyanıyla, rüşvet almak suçundan tutuklandım. İddianame çıkınca gerçek de ortaya çıktı. İddianamede rüşvet almak suçundan bir isnat yok. Rüşvete konu edilebilecek bir eylem de ileri sürülmüyor. İddianamede benimle ilgili Medya A.Ş.'nin genel müdürü sıfatıyla imzam bulunan bazı işlerde usulsüzlükler olduğu ileri sürülüyor" “İddianamede İmamoğlu'nun Beylikdüzü'nden tanıdığı kişilerin iştiraklerin başına getirildiği iddiası var. Ben İBB'den iş teklifi alana dek ne İmamoğlu'nu ne de Murat Ongun'u tanıyordum. Beylikdüzü'nde hiç çalışmadım. Kamuda 'talimat' kelimesi çok konuşuluyor ama ben talimat alacak biri değilim. Saygısızlık yapmak istemem ama Ekrem Başkan dahil kimse bana talimat veremez. Bana talimat verecek kişi annesinin karnından doğmadı.”
201
1,896
5,015
613,754
19 Mart Platformu'nun canlı yayınında Aykut Erdoğdu'nun Avukatı ve eşi Tuba Torun Erdoğdu konuktu. " bilinçli dışa vurumuydu... ...bir kadın olarak tek başıma kime (devlete mi) ne tehdit olabilirim." Yayının tamamını March 19 Platform youtube kanalımızda izleyebilirsiniz.
1
2
3
161
Bugün Merdan Yanardağ 189, Alican Uludağ 73, Ismail Arı 42 (ve daha niceleri) gündür tutuklu. Gazetecilere Özgürlük! Basına Özgürlük! Tıkla, Kaydır, Oku ve Paylaş! instagram.com/p/DX4gnbXDvZ_/…
1
3
38
Our Fanzin (issue 50) the weekly Summary News Report is out! Click, Slide, Read, Repost and Share! instagram.com/p/DX5mdqfjI6B/…
1
3
21
Our Fanzin (İssue 49) the weekly Summary News Report is out! Click, Read, Repost and Share! instagram.com/p/DXYK1Z0DPYG/…
1
2
16
Dokuz kişinin katledildiği ve 20 kişinin yaralandığı Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki vahşi okul saldırılarından derin bir endişe duyuyoruz. Türkiye’deki ilgili makamları sorumluluk almayave Milli Eğitim Bakanı'nı istifaya, çağırıyoruz. #yusuftekinistifa
1
6
450
March 19 Platform retweeted
Replying to @March19Platform
1
1
2
117
March 19 Platform retweeted
Bu Pazar!
1
1
8
214
March 19 Platform retweeted
Bayram ziyaretinde gözaltı! @BirGun_Gazetesi muhabiri İsmail Arı, bayramı ailesiyle geçirmek için gittiği Tokat’ta gözaltına alınarak Ankara’ya götürüldü. 📌Haberleri nedeniyle hakkında şimdiye dek çok sayıda soruşturma açılan meslektaşımızın maruz kaldığı bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. 📌Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturmalara maruz kalmaları yetmiyor, soruşturma süreçlerinin kendisi adeta peşinen cezalandırmaya dönüşüyor. Bir kez daha hatırlatıyoruz #GazetecilikSuçDeğildir @ismailari_ derhal serbest bırakılmalıdır.
11
193
603
20,568
İsmail Arı neden tutuklandı? Asıl neden bu mu? #sansür #basınözgürlüğü #adalet #hukuk
Gözaltına alınan gazeteci İsmail Arı'nın menzil videosu tekrar gündeme geldi: "Hangi taşı kalırsanız altından menzil cemaati çıkıyor. Nerde para varsa ordalar. Çiftlikleri var. Et üretiyorlar. Peynir üretiyorlar. Sucuk markaları var. Bal markaları var. Baharat markaları var. Danimarka'da bile dergahları var. Orta Asya'da büyük bir yapılanmaları var. Kur farkından dolayı Yurtdışı örgütlenmesine çok önem veriyorlar. Aslında ikinci bir Fethullahçılar. Onlardan boşalan koltukları hızla dolduruyorlar."
2
63
March 19 Platform retweeted
Arkadaşımız İsmail Arı’nın gazeteciliğinin şahidiyiz. Gözaltının onun haberlerini durdurmak için olduğunu biliyoruz. İsmail Arı serbest bırakılsın!
#SonDakika Muhabirimiz İsmail Arı, aile ziyareti için gittiği Tokat'ta gözaltına alındı! birgun.net/haber/muhabirimiz…
136
1,053
7,988
84,899
Taciz ettiği kızı ve karısı ölü bulunan Ayhan Şengüler serbest! Haberini yapan İsmail Arı tutuklu!.. #adalet #hukuk @cumhuriyetgzt @BirGun_Gazetesi @halktvcomtr @SozcuGazetesi @ankahabera @tvOnlar @medyascope @solcugazete60 @tele2haber @Ozguruz_org @alidenizcakir @ismailsaymaz
2
3
63
19 Mart’ın yıldönümü NYC de böyle anıldı #freeimamoğlu
1
5
18