#İBBDavası'nda 50.gün
Serap Karay 80 yaşındaki annesine duyduğu özlemi anlatırken ağladı.
Kızını mahkemede dinleyen annesi gözyaşlarına boğuldu.
İBB Halkla İlişkiler Müdürü
#SerapKaray beyanda bulunuyor.
"13 aydır tutukluyum.
İlk günden itibaren neyle suçlandığımı, sürecin nereye gittiğini anlamaya çalıştım.
Hayatım boyunca hiçbir zaman bir suçun içinde olmadım.
Hiçbir zaman karakol kapısında bekleyen, mahkeme koridorlarında dolaşan ya da cezaevinin nasıl bir yer olduğunu bilen bir insan olmadım.
Cezaevinde geçen her gün, insanın yalnızca özgürlüğünden değil, alıştığı hayattan da ne kadar uzaklaşabileceğini gösteriyor.
Bazen düşünüyorum; yirmi yılı aşkın kamu hizmetinin sonunda kendimi burada, bu şartlar altında suçsuzluğumu anlatmaya çalışırken bulacağım aklıma gelseydi inanmazdım.
Bir kadın olarak zaman zaman kendimi güvensiz hissettiğim, şüpheye düştüğüm, korkuya kapıldığım anlar oldu.
Ancak bütün bunlardan daha ağır gelen şey, her akşam koğuş kapandığında ertesi sabah yine aynı gerçekle uyanacak olduğumu bilmekti.
Çünkü ben burada bir cezaevi hükümlüsü değilim.
Ben hâlâ kendimin bu suçtan masum olduğu gerçeğiyle yaşıyorum.
Buna rağmen on üç aydır hayatımın en ağır gecelerini geçiriyorum.
Benim çocuğum yok Sayın Başkanım. Eşim de yok.
Yirmi bir yaşındayken babamı kaybettim.
O günden sonra benim en büyük dayanağım annem, kardeşim ve yeğenim oldu.
Bugün 80 yaşına yaklaşan annemle doğduğum günden beri aynı hayatı paylaşmışızdır.
Bu yaşa gelmiş bir annenin evladına duyduğu sevgiyi anlatmak için kelimeler yetmez.
Ben burada her gün onun için kaygılanıyorum, o da dışarıda her gün benim için kaygılanıyor.
İnsanın en sevdiklerini kaybetmesi çok ağırdır.
Ama bazen insanı en çok yaralayan şey, sevdiklerinin yaşadığı çaresizliğe uzaktan bakmak zorunda kalmasıdır.
Hayatın bize birlikte geçireceğimiz ne kadar zaman bırakacağını bilmiyorum.
Bu nedenle özgürlüğüm yalnızca kendim için değil, yıllardır aynı hayatı paylaştığım ailemle geçirebileceğim kalan zaman için de çok değerlidir."