Joined February 2022
473 Photos and videos
Pinned Tweet
17 Apr 2025
Bugün İstanbul üniversitesi edebiyat kampüsü çok güzeldi ✊🏻
3
70
960
23,209
Yargı paketleriyle varlığımızı yasaklamaya çalışanlara karşı meydanları dolduracağız 🏳️‍🌈🏳️‍⚧️
Onur Ayı kutlu olsun! 🌈 Onur; varoluşumuzdan, kimliklerimizden ve haklarımızdan vazgeçmediğimizin ilanıdır. Baskılara, yasaklara ve nefret politikalarına karşı mücadelemizi meydanlarda büyütmeye devam ediyoruz! 🟣21 Haziran Pazar Trans Onur Yürüşü’nde 🏳️‍⚧️ 🟡28 Haziran Pazar Onur Yürüyüşü’nde 🏳️‍🌈 Meydanlarda olacağız!
1
5
167
Mergen retweeted
Onur Ayı kutlu olsun! 🌈 Onur; varoluşumuzdan, kimliklerimizden ve haklarımızdan vazgeçmediğimizin ilanıdır. Baskılara, yasaklara ve nefret politikalarına karşı mücadelemizi meydanlarda büyütmeye devam ediyoruz! 🟣21 Haziran Pazar Trans Onur Yürüşü’nde 🏳️‍⚧️ 🟡28 Haziran Pazar Onur Yürüyüşü’nde 🏳️‍🌈 Meydanlarda olacağız!
2
20
37
1,510
Mergen retweeted
Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Kampanya grubunun çağrısıyla EHP’li LGBTİQ ’lar olarak bugün 12. Yargı Paketi taslağına karşı Beşiktaş İskele Meydanı’ndaydık! Torba yasalarla yaşamlarımızı, bedenlerimizi ve kimliklerimizi denetim altına almayı hedefleyen yasaklara karşı birlikte mücadele edeceğiz.
2
6
24
530
Mergen retweeted
Tutsak gazetecilere özgürlük! Taksim Tünel Meydanında buluştuk. Gazetecilik suç değildir, özgür basın gerçekleri yazmaya devam edecek.
10
31
621
Fatoş Pınar Türker'in anlatmış olduğu tüm sürecin takipçisiyiz. Kadınlar yıllardır gözaltında, cezaevlerinde ve kamu kurumlarında yaşadıkları hak ihlallerini anlatıyor. Ancak kadınların beyanlarını dinlemek, iddiaları etkin biçimde soruşturmak yerine inkârı ve cezasızlığı tercih eden bir anlayışla karşı karşıyayız. Kadınların gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde yaşadığı her türlü taciz, işkence ve şiddete karşı mücadele edeceğiz. Tüm bunların bir suç olduğunun görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz, sorumluların yargılanmasını sağlayacağız. Çıplak aramayı meşrulaştıranlar da, üzerini örtenler de bu suçun sorumluluğundan kaçamaz. Kadınların yaşadığı hak ihlallerine karşı mücadele etmeye, gerçeğin ve adaletin peşinde olmaya devam edeceğiz.
31
90
1,762
🟣 Mayıs ayında 33 kadının ölümü şüpheli, iktidarın ihmali şüphesiz! 📍Haliç Köprüsü Kadınları yaşatacak politikalar uygulamak yerine haklarımıza saldıranlar bilsin: Hiçbir şüpheli kadın ölümünü karanlıkta bırakmayacağız. İhmali olanlardan hesap soracağız.
68
147
4,324
Mergen retweeted
Haklarımızı, yaşamlarımızı ve bedenlerimiz üzerindeki söz hakkımızı hedef alan düzenlemeleri kabul etmiyoruz. 12. Yargı Paketi’ne karşı EHP’li LGBTİQ ’lar olarak biz de 13 Haziran Cumartesi günü 17:00’da Beşiktaş İskele Meydanı’ndayız.
3
4
16
617
🟣 Nafaka Hakkı, Eşitsizlik Ortadan Kaldırılmadan Tartışılamaz Geçtiğimiz gün, Anayasa Mahkemesi süresiz nafakaya ilişkin  düzenlemeyi oy çokluğu ile iptal etti. Bir aile mahkemesinden gelen anayasaya aykırılık iddiası üzerine, ülkedeki milyonlarca kadının yaşamı hakkında, derinleşen yoksulluk ve eşitsizlik gözetmeksizin karar verildi. Daha önce de Medeni Kanun’un 175. maddesinde düzenlenen süresiz nafaka düzenlemesinin Anayasa’ya aykırılığı, Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelmişti. Mahkeme defalarca, Medeni Kanun’daki nafaka düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermişti. Söz konusu düzenlemenin hem hukuk devleti hem sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğunu söylemişti. Eşitlik ilkesine aykırı olmadığını, tam tersine eşitlik ilkesinin bir sonucu olduğunu ifade etmişti.  Biliyoruz ki bugün tamamen farklı bir sonuca varılabilmesi, mevcut siyasi atmosferin bir sonucudur. Nafaka hakkında verilen bu karar, 12. Yargı Paketi ile de getirilmek istenen aile arabuluculuğu, boşanmaların hızlandırılması düzenlemelerinin bir öncüsüdür. Bu karar kadınların tüm kazanılmış haklarını gasp edebilecek hukuki düzenlemelere  ve tüm bir Medeni Kanun’un tartışılmasına yol açabilecek niteliktedir.  Her ne kadar kadınların bir yıl evli kaldıktan sonra erkeklerin o kadınlara hayatı boyunca bakmak zorunda olduğu, bu yüzden erkeklerin mağdur olup yoksullaştığı, bunun da adaletsiz olduğu iddia edilse de gerçekler asla böyle değil. Birkaç istisnai dava ve çok yüksek gelir elde eden birkaç kişi üzerinden yıllardır bir propaganda yürütülse de kanundaki düzenlemenin söz konusu iddialarla hiçbir ilgisi yok. Pratikte de kanunun düzenlenme amacına hizmet eder nitelikte nafaka kararlarına hükmedildiğinden bahsetmek mümkün değil. Tüm iddiaların aksine belirtmekte fayda var ki Medeni Kanun'a göre yoksulluk nafakası, evlilik birliğinin sona ermesi ardından maddi zorluğa düşen tarafa, diğer tarafın gelirine göre bir oranla yapılan geçimlik ödemesidir. Her boşanmada nafaka kararı çıkmayabilir. Koşullar değiştiğinde mahkeme kararı ile kaldırılabilir, miktarı yeniden düzenlenebilir. Nafaka tartışmaları yıllardır önümüze geliyor ve her tartışmaya açıldığında, şimdiki gibi bir iptal kararı olmamasına rağmen, mahkeme kararlarının kadınlar aleyhine bir yön aldığını görüyorduk. Şimdi ise açıkça bir iptal kararı verilmiş olmasının mevcut durumdaki eşitsizlikleri derinleştireceği açıktır. Nafaka hakkını, herhangi bir özel hukuk düzenlemesi gibi, parasal bir oran gibi ele alanlar bilmeli ki nafaka hakkı, yaşam hakkıyla doğrudan bağlantılı bir haktır. İptal kararı verenler, kadınların yüzde 60'ından fazlasının evli oldukları, boşanmaya çalıştıkları ya da boşandıkları erkekler tarafından öldürüldüğünü bilmedikleri için bunun böyle olmadığını düşünebilirler. Ancak biz biliyoruz ki nafaka hakkının gasp edilmesi demek, kadınların şiddet gördükleri ve öldürülme riskiyle karşı karşıya kaldıkları evliliklere mahkûm edilmesi demektir. O evliliklerden çıkamaması, ekonomik bağımsızlığını kuramaması ve günün sonunda kadınların yaşamlarını kaybetmesi, öldürülmesi anlamına gelir. Ancak bir gerçek var: Bu ülkede nafakalara çoğunlukla kadınlar lehine hükmediliyor. Çünkü boşanma sonrasında yoksulluğa düşen taraf çoğunlukla kadınlar oluyor. Çocukların bakım yükü kadınların omzuna bırakılıyor; yaşlı, hasta ve çocuk bakımını üstlenen kadınlar istihdamdan dışlanıyor. Evlilik sona erdiğinde ekonomik olarak dezavantajlı konuma düşen taraf çoğu zaman kadınlar oluyor. Dolayısıyla burada tartışılması ve sorgulanması gereken şey, nafaka hakkının hukuka ya da Anayasa’ya aykırı olup olmadığı değil, maddi zorluğa düşen tarafın neden çoğunlukla kadınlar olduğudur. Asıl tartışılması gereken, devletin herkesin maddi zorluğa düşmeyeceği çalışma koşullarını oluşturmak için neden hiçbir adım atmadığıdır, ücretleri neden buna göre belirlemek için çalışmadığıdır. Kadınların, fıtrat diye niteledikleri toplumsal cinsiyet rolleri ileri sürülerek, istihdama ve eğitime neden uzak bırakıldığıdır.
10
26
64
1,890
Mergen retweeted
Gülsüm Kav yazdı l Butlan İkliminde Nafaka Kararı yarin.net.tr/haber/657/butla…
3
12
26
543
Mergen retweeted
Üç sıra arkadaşımızın daha ölüm haberiyle uyandık. Bu düzen her geçen gün bir arkadaşımızı daha bizden alıyor. Yoksulluğa, geleceksizliğe ve güvencesizliğe mahkum edilen gençlik yaşam mücadelesi veriyor. Zeynep'in, Zehra'nın ve Halil'in hesabını soracağız.
İzmir'de üniversite yurdunda şüpheli ölüm Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır kaldığı KYK yurdunda yaşamını yitirdi evrensel.net/haber/5987287/i…
1
11
38
1,356
Butlan İkliminde Nafaka Kararı Daha bir önceki yazıda “sandık çökerse ilk kadınlar kaybeder, kadınların kazanılmış haklarının garantisi kalmaz” derken, bu kadar hızla kayıp yaşayacağımız akla gelmezdi. Bir sonraki yazıyı nafaka hakkıyla ilgili kaybı yazmak zorunda kalacak kadar hızlı… Anayasa Mahkemesi Medeni Kanun’un 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini iptal ederek, kadınların yaşadığı ekonomik şiddeti artıracak bir karara imza attı. Oy çokluğu ile alınan kararın gerekçesini henüz bilmiyoruz. Ama mevcut kanunda cinsiyet belirtmeden eşitlik ilkesine göre düzenlenmiş olan yoksulluk nafakasına ihtiyaç duyan taraf neden hep kadınlar oluyor? Boşanma sonrası yoksul kalan neden hep kadınlar? İşte bunun nedenlerini çok iyi biliyoruz; başta ekonomik eşitsizlik olmak üzere, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin tüm boyutları kök sebeptir. Bu ülkede kadınların “Nafaka Hakkı Platformu” kurmak zorunda kalmış olması bile ne halde olduğumuzu göstermiyor mu? Çünkü yoksulluk nafakası, lütuf değil temel bir medeni hak. Üstelik kadınların o evlilik süresince el konulan emekleri, piyasadan ücretli satın alınsa idi yaratacağı maliyetin yanına bile yaklaşamayan açlık sınırına bile yaklaşamayan meblağlarda düzenlenmiş. Bir de buna ülkenin ekonomik koşullarını; enflasyon ve hayat pahalılığını eklediğimizde, mevcut haliyle yoksulluk nafakası çok zayıf bir telafi mekanizması. O da, eğer kadınlar şiddetten kurtulmak için bu haktan feragat etmedilerse ve erkekler mal varlıklarını yok gösterip ödemekten kaçmadıysa… Ve maalesef bunu da söylemek zorundayım; öldürülmeden boşanabildiler ve hayatta kalabildiler ise… Barodan arkadaşlarımızın söylediğine göre, baroların ücretsiz hukuk desteği olan adli yardıma başvuruların ’sını da kadınlar oluşturuyormuş. Durum ne kadar açık, kadınların eşitliğe olan ihtiyacı ne kadar büyük değil mi? Ne diyelim, hiç değilse karar oy birliği ile alınamamış, demek ki gerçekleri gören birileri de var. Ve yine zamanlama manidar; nafaka hakkı, yaklaşık on senedir, “ömür boyu nafaka mağduriyeti” gibi gerçekle bağdaşmayan biçimde tartışmalı hale getirilmiş ama adım atılamamıştı. İşte şimdi gerçekle bağdaşmayan “butlan” ortamı tam uygun zemini yarattı. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) de, konuyla ilgili açıklamasında kararın zamanlamasına vurgu yapıyor ve çok haklı sorular soruyor: “Kamuoyuna yansıyan haberlerde, TBMM gündemine alınması beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yoksulluk nafakasına yönelik kapsamlı değişiklikler hazırlandığı ifade edilmektedir. Nafakanın süreye bağlanması, çeşitli kriterlerle sınırlandırılması ve fiilen erişilemez hale getirilmesi yönünde düzenlemeler yapılacağı uzun süredir konuşulmaktadır. Şimdi haklı olarak şu soruları soruyoruz: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortaya çıkan yasal boşluk, tam da bugünlerde hazırlanmakta olan yeni nafaka düzenlemeleriyle mi doldurulacaktır? Kararın zamanlaması tesadüf müdür? Anayasa Mahkemesi neden bu dosyaya dair şimdi ve hiç olmadığı kadar hızlı karar vermiştir? Neden önceki içtihadından ayrılmış, yerleşik yaklaşımını değiştirmiştir?” Doğrusu ya, EŞİK’in “Anayasa Mahkemesi’nin Nafaka Kararı Kadınlara Yönelik Ekonomik Şiddeti Artıracak” başlıklı açıklaması, o kadar yerli yerinde sorular sorup nafaka hakkıyla ilgili gerçekleri öyle iyi açıklıyor ki, tüm yazıyı ona ayırmak isterdim. Söylenmesi gerekenleri gayet iyi özetledikleri için elverdiğince uzun alıntılar yapacağım, tamamını okumak isteyenler de esik.org.tr adresinden ulaşabilirler. EŞİK diyor ki; “Anayasa Mahkemesi bu kararı hangi sosyo-hukuki araştırmalara, bilimsel verilere dayanarak vermiştir? Hukuk, toplumsal gerçeklikten ve bilimsel araştırmalardan kopuk biçimde yorumlanabilir mi? Yaklaşık on yıl önce Anayasa’ya aykırı bulunmayan bir hüküm bugün neden aykırı bulunmuştur? Bu on yıllık süreçte Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği mi sağlanmıştır? Kadınların işgücüne katılımı erkeklerle eşit düzeye mi ulaşmıştır?
18
32
92
3,099
Mergen retweeted
🔴 Asgari ücrete yeniden zam! 📍Sultançiftliği Asgari Ücret İnisiyatifi (@AsgariUcreti) bileşenleri olarak asgari ücrete, tüm ücretlere, emekli aylıklarına #YenidenZam demek için bu hafta Sultançiftliği’ndeyiz. Bu ülkenin tüm zenginliğini üreten biziz, paylaşan da biz olacağız! Tüm ücretlere #YenidenZam yapılana dek her hafta meydanlardayız.
26
38
708
🟣 Genel sekreterimiz Fidan Ataselim, Mezapotamya Ajansı'na yeni nafaka düzenlemesi hakkında konuştu. "Bu ülkede kadınlar için boşanmak çok güç. Bunun üzerine nafaka hakkının kaldırılması demek kadınları bu şiddet dolu ailelere hapsetmek demek anlamına gelir. Yetkililere soruyoruz: Sizin ailenin saygınlığından kastınız, şiddet dolu aileler mi? Kadınların köleleştirildiği bir aile düzeni mi istiyorsunuz?"
15
31
97
2,776
🟣 Nafaka hakkına neden dokunulmamalı? 🎯 Eşitsizliği tamamen ortadan kaldırmadan nafaka hakkı tartışmaya açılamaz. Madem nafaka ile ilgili sorunlar ve çözümler konuşulmak isteniyor, öyleyse kadınların nafaka almaya mecbur olmayacağı bir düzeni yaratmayı konuşmamız gerekir. 🔗 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz Medeni Kanun İçin Mücadele Çalıştayı’nın “Nafaka hakkına yönelik saldırılara karşı mücadele” başlıklı oturumundaki açıklamamızı paylaşıyoruz.
21
31
97
2,593
Mehmet Şerif Tanrıkulu tarafından bıçaklanarak öldürülen Sinem Çeşim için Silivri Adliyesi'ndeydik. Dava, ifadelerin tekrar alınması için 10 Eylül 13.30'a ertelendi. Kırmızı bültenle aranan Mehmet Şerif Tanrıkulu tutuklanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
5
14
265
Mergen retweeted
📍Gezi Parkı'nda bir akşamüstü ve büyük miting. İşte 13 yıl önce kameralarımız Gezi'yi kayda alıyor... Gezi her yerdeydi, hepimiz Gezi’deydik. “Bu daha başlangıç!” diyen milyonlardık. Bugün de baskıya, sömürüye, zulme karşı Gezi’nin yolundan yürüyoruz. Mücadeleye devam! #Gezi13Yaşında
1
66
248
6,302
Mergen retweeted
5 Jun 2013
AKP'ye sesleniş :
13
30
Mergen retweeted
Özgürlük ve demokrasi mücadelemizin simgesi Gezi Direnişi 13 yaşında. Baskıya, dayatmalara ve ranta karşı omuz omuza duranların mücadelesi hiç eksilmedi. Ağacına, parkına, kentine ve geleceğine sahip çıkarak “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!” diyen milyonlarla, bugün de aynı umut ve kararlılıkla Gezi’nin yolunda yürüyoruz. Butlana, sultana, patrona karşı Gezi var, direniş var, biz varız! Unutma! #Gezi13Yaşında
37
50
2,449
Mergen retweeted
Genel Başkan Yardımcımız Sibel Uzun, Şişli’de mutlak butlan darbesine karşı düzenlenen yürüyüşte konuştu: 💬 “Onların kararlarını yırtıp atacağız. Seçilmişler derhal göreve! Ne kayyıma, ne butlana, ne de faşizme geçit var.”
36
140
4,075