24.Dönem Adıyaman, 25 ve 26. Dönem İstanbul AK Parti Milletvekili/Yeni Şafak Köşe Yazarı/Demokrasi ve Birlik Derneği/Vakfı Genel Başkanı

Joined December 2014
11,527 Photos and videos
Pinned Tweet
Biz Erdoğan’ın kendisini sevdik. Davasını sevdik. Biz Cumhurbaşkanı veya Başbakan Erdoğan’ı değil Erdoğan’ın kendisini sevdik. O yüzden Erdoğan’ı yalnız bırakmadık, bırakmayız. Biz gücünden dolayı Erdoğan’ı sevmedik ki, AK Parti hükümette olduğu için AK Partili olmadık ki Erdoğan güç kaybedince Erdoğan’dan vazgeçelim, AK Parti dışında başka arayışlara yönelelim. Bizim AK Partililiğimiz Reis’ten dolayıdır. Güç için Reis’e yanaşanlar başka yere gidebilirler ama biz Reis varolduğu sürece hep onu sevmeye ve onun yanında olmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz’da ölüm karşısında yalnız bırakmadığımız Reis’i bir yenilgi karşısında bırakıp gidenlerden olmayız. 15 Temmuz’da Reis’i yalnız bırakıp sırra kadem basanları eleştirdiğimiz gibi bugün de Reis’e kaybettirenleri ve AK Parti’mizi bu hale düşürenleri eleştiriyoruz. Biz hiç kimsenin yüzüne dahi bakmadığı o en güçsüz dönemindeki Erdoğan’ı sevdik. O gün de yanındaydık. Bugün de yanındayız. Yarın da yanında olacağız. Monşer zihniyetlilerin, millete tepeden bakanların, millete rağmen siyaset yapanların, milletle bağını koparanların, sahada kibirle dolaşanların gayrı Reis’e ve partimize zarar vermelerine izin vermemeliyiz. Reis’e ve partimize ilk günkü aşkla ve inançla sahip çıkmaya davet ediyorum herkesi. Göreceksiniz düştüğümüz yerden doğrulacak, milletimizin verdiği mesajdan çıkaracağımız derslerle yeni bir başlangıç yapıp eskisinden çok daha güçlü hale geleceğiz. Ben buna yürekten inanıyorum. O yüzden köklü değişim şart diyorum.
59
799
3,825
1,451,309
Mehmet Metiner retweeted
“Küffara karşı; Sünniler Şii, Şiiler de Sünni olmalıdır!” Genel Başkanımız Sayın Mehmet Metiner’den Tarihi Çağrı! İstanbul'da düzenlenen “İran'ın Zaferi ve Yeni Dünya” panelinde önemli açıklamalarda bulunan Genel Başkanımız Sayın Mehmet Metiner, emperyalizme ve siyonizme karşı mücadelenin şifrelerini verdi. ABD emperyalizminin ve İsrail siyonizminin bölgedeki oyunlarına karşı ancak sarsılmaz bir birlik ruhuyla karşı durulabileceğini belirten Sayın @MetinerBasin , İslam coğrafyasını tek bir saf olmaya davet etti. 1979'da devrim gerçekleştiren halkın şanlı direniş ruhundan küresel dengelerin geleceğine kadar çok çarpıcı ve ezber bozan analizlerin paylaşıldığı bu konuşma; ümmetin birliğini, beraberliğini ve küresel sömürü düzenine karşı ortak duruşunu en güçlü şekilde haykırmaktadır. #MehmetMetiner #DEMBİRDER #İranınZaferiveYeniDünya #İslamBirliği #Gündem #Siyaset
1
4
7
973
RT @MetinerBasin: Sürece en başından itibaren ilkeli bir biçimde destek sunan HÜDA PAR barışı kalıcılaştırmak için elinden geleni yaparken…
55
RT @MetinerBasin: Bu ülkede etnik kimlik inkarından kaynaklı bir “Kürt sorunu” yoktur. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan inkar ve asimila…
53
Mehmet Metiner retweeted
1933’ten beri Başkentimize hizmet etmekte iken pist mesafesi uzatılıp yenilenen #AnkaraHavalimanı ile #BaşkentHavacılıkKöprüsü ve bağlantı yollarımız hayırlı uğurlu olsun 🤲🏻🇹🇷

77
315
1,330
53,958
Mehmet Metiner retweeted
Metiner'den Bozova'daki salon krizine tepki: "DEM'in tavrı sürecin ruhuyla bağdaşmıyor" urfaninnabzi.com/metiner-den…
4
17
550
Zeynep kardeşim, “Anlam yoksunu” ve “anakronik” sol-seküler zihniyet, Kürtlere acılı geçmişlerinin üstüne bir de çok daha acılı bir gelecekten öte bir şey sağlamaz. Zihniyet değişimi gerçekleşmediği sürece “Kürt solu”, “Türk solu”nun sadece farklı bir versiyonu olur. Tek fark: “Kürt solu” pazu olur, “Türk solu” beyin. Zaten “Türk solu”nun istisnaları hariç genelde “Kürde bakışı” budur. Erkan Baş’ın sözleri bu gerçekliğin dışavurumuydu.
Türk solu yıllardır Kürtlerin acısını konuştu ama Kürtlerin gerçek siyasal iradesiyle yüzleşmeye asla cesaret edemedi. En trajik olan ise "Kürt solunun" hâlâ bu tükenmiş aklın gölgesinde kendine gelecek aramasıdır. Dünya değişti; ama bazı zihinler hâlâ eski hezeyanların içinde yaşıyor.
1
6
20
2,511
Doğru oturup doğru konuşmalıyız. Tribüne oynamadan, etnik milliyetçilikleri kaşımadan, yeterince bedel ödemiş Kürtlerin duygularını siyaset adına sömürmeden konuşmalı herkes. İşin gerçeği şudur: Geçmişte Kürtlerin kimliği inkar edildi, dili yasaklandı. Ama bugün Kürtlerin varlığını inkar eden bir devlet yok. Dilini yasaklayan bir devlet yok. Tam tersine Kürtleri kendi farklılığıyla kabul eden, Kürtleri Cumhuriyetin kurucu unsuru ve ülkenin asıl sahibi olarak gören bir devlet var. Kürtlerin dili devlet katında makbul dillerden biri. Devletin Kürtçe yayın yapan televizyonu var. Kürtçe devlet okullarında öğretiliyor. Üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri var. Kürtlerin baş tacı ettiği bilgelerin ve şairlerin Kürtçe eserleri devlet tarafından basılıyor. Demek istediğim şu: Etnik kimliğin inkarı da yok, Kürtçe de yasaklı bir dil değil. Hala atılacak adımlar var elbet. Bunlar da atılacak. “Hepimiz eşitiz Türkiye!” ve “Biz farklılıklarımızla birlikte Türkiye’yiz!” anlayışı üzerinden şekillenecek yeni bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bu sorunu çözen ve ülkemizi bu noktaya taşıyan Erdoğan’a düşmanlık edenler, nedense Kürtleri inkar eden ve dilini yasaklayan devlet ideolojisinin sahibi olan CHP’den bir türlü kopamıyorlarsa, “Anadili Kürtçe olan biri aday gösterilirse ortaklaşmayız” diyen sol/sosyalist partilerle yol yürümek gerektiğine inanıyorlarsa, asıl oturup onların Kürtlük hassasiyetlerini sorgulamak gerekiyor. Onlar süreci enfekte edici bir dil kullanmaya varsın devam etsinler. Onlar tersini söyleseler de gerçek şudur: Bu ülkede Kürtler var. Ne Kürtleri sorun olarak gören bir devlet var ne de dilini yasaklayan. Bu devleti tüm karşı itirazlara ve karşıtlık siyasetine rağmen inşa eden lider R. Tayyip Erdoğan’a tek kelimeyle teşekkür etmeyenlerin Erdoğan karşıtı isimlerle ve partilerle birlikte düzenledikleri toplantılarda “Kürtler kabul edilmiyor, dilleri kabul edilmiyor vs!” gerçek dışı ifadelerle kime selam gönderdikleri ve ne yapmaya çalıştıkları aşikardır. Sorundan beslenenler sürekli sorun üretirler. Onlara rağmen çözüm gerçekleşecektir. Çünkü devlet bu konuda kararlıdır. İmralı DEM içindeki o aktörlere rağmen çözüm konusunda kararlıdır. HAMİŞ Sakın ola ki DEM içindeki kimi aktörlerin sözlerine bakarak başka bir husumet ve güvensizlik hattı oluşturma yoluna gidilmesin. Bu tam da sorundan beslenenlerin istediği şey olur. İnadına ve ısrarla süreci taçlandıracak adımları atmaya devam.
8
11
56
5,417
16 Haziran Salı günü, Memleketim Adıyaman/Kahta’da olacağım. Durmak yok, yola devam.
Genel Başkanımız Mehmet Metiner Kahta'da. @MetinerBasin
7
21
1,310
Bu ülkede etnik kimlik inkarından kaynaklı bir “Kürt sorunu” yoktur. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan inkar ve asimilasyonu sonlandırarak bunu gerçekleştiren bilge ve cesur liderdir. Şimdi o sorundan kaynaklı dağ/silah sorunu çözülmek üzereyken, dahası ve en önemlisi silah sorunu çözüldükten sonra kapsamlı demokratikleşme hamleleriyle herkesin Türkiye’sinin inşa edileceği bir sürecin arefesindeyken, DEM’li kimi aktörlerin çıkıp “Kürt sorunu”ndan bahsedip o eski soğuk savaş döneminin argümanlarıyla kendilerini soruna dönüştüren bir hat üzerinden yüksek sesle konuşmaya başlamaları iki sebepten ötürü olabilir: Bir: Ya sürecin ilkeleri ve amacı anlaşılmadığı için. İki: Ya da bilerek sürecin üzerine oturduğu ilkeler sabote edilmek istendiği için. Bence ikincisi. Sürekli negatif bir dil, biteviye Türk milletinin hassasiyetini kaşıyan ve süreç bozguncularının değirmenine su taşıyan bir dil, sahiden çözüme katkı sağlamak isteyenlerin dili olamaz. Dahasını ve en önemlisini diyeyim: Etnik inkar ve asimilasyon sorununu çözen ve dağ sorununu da çözecek olan tek liderin Erdoğan’ın olduğunu bilerek Erdoğan karşıtı/düşmanı bir hat üzerinde kendilerini konumlandıranların, Türkiye’de ne kadar Erdoğan karşıtı/hasmı isim ve parti varsa onların aklıyla yol yürümeyi esas alanların Kürtlükle alakalı hassasiyetleri de laftan ibarettir.
3
53
124
8,363
Sürece en başından itibaren ilkeli bir biçimde destek sunan HÜDA PAR barışı kalıcılaştırmak için elinden geleni yaparken DEM Parti HÜDA PAR’a o geçmişten gelen ilkel intikamcı güdülerle ve ideolojik sekterlikle karşılık vermeye devam ediyor. Süreçle birlikte ete kemiğe bürünen “geçmişi geçmişte bırakıp hepimize kazandıracak yeni bir gelecek inşa etme!” söylemi, ne yazık ki DEM Parti eliyle sabote ediliyor. Kalıcı barış söylemle değil pratikle inşa edilir. Başkalarından ilkel intikam güdülerinden vazgeçme çağrısında bulunan DEM Parti nedense kendisi HÜDA PAR’a yönelik o ilkel intikam güdülerini sürdürmeye devam ediyor, Affetmekten, barışmaktan, helalleşip kucaklaşmaktan bahsedenler ve bunu kalıcı barış için gerekli görenler evvela kendi pratikleriyle bunu göstermek zorundadırlar. Aksi takdirde ilkesiz bir ilkelliğin eşit aldığı bir partiye dönüşürler, inandırıcılıklarını yitirirler ve sürecin başarısı için gerekli olan barış ve güven ortamını enfekte ederler. Henüz vakit varken bu yanlıştan vazgeçilmelidir.
1
55
240
11,785
Mehmet Metiner retweeted
DEM Parti HÜDA PAR’a salon vermedi: Mehmet Metiner'den tepki DEM Parti’nin barış sürecinde HÜDA PAR’a karşı sergilediği tavır, DEM’in o soğuk savaş dönemi Türkiye’sine ait ideolojik-siyasi aidiyeti ve sekterliği her şeyin üstünde tuttuğunu gösteriyor. Herkesin elini sıkan ama HÜDA PAR’ın uzattığı eli sıkmayan, en fenası o eli şiddetle reddeden DEM tavrı, barışı kalıcılaştırma sürecinin önündeki engellerden biridir. DEM Parti barış ve demokrasi konusunda inandırıcılığı olmayan bu tarz ideolojik ve intikamcı tavırlarıyla bölgeyi yeni bir gerilimin ve çatışmanın içine itmeye çalışıyor. Geçmişi geçmişte bırakamayanlarla barış inşa edilemez. Devleti/Hükümeti kalıcı barış için gerekli olan adımları atmamakla suçlayan DEM Parti’nin HÜDA PAR’a yönelik tam tersi tavırlar atması ve bu düşmanca tutumu sürdürmeye devam etmesi çelişkinin ötesinde ilkesiz bir ilkellikten ibarettir. DEM’in barış ve demokrasi söylemiyle tutarlı bir siyasası olmadığı sürece bu yalnızca kendisi için her şeyi isteyen tavrı, sürecin başarısı için gerekli olan güven ikliminin oluşması da mümkün değil. Güç sahibi oldukları yerlerde kendinden farklı olanları veya geçmişten kavgalı oldukları herkesi baskılayan ve öteleyen bir ideolojik tavırla elbette kalıcı bir barış inşa edilemez. DEM Partinin HÜDA PAR’a yönelik bu tutumunu sürecin ruhuyla bağdaşmayan bir tutum olarak kınıyorum. @MetinerBasin
DEM Partili Bozova Belediyesi’nin, HÜDA PAR'a tahsisli salonu son dakikada iptal ettiği iddia edildi Batman Milletvekili Serkan Ramanlı'nın da bulunduğu ilçede HÜDA PAR'dan açıklama yapıldı
1
16
51
2,358
DEM Parti’nin barış sürecinde HÜDA PAR’a karşı sergilediği tavır, DEM’in o soğuk savaş dönemi Türkiye’sine ait ideolojik-siyasi aidiyeti ve sekterliği her şeyin üstünde tuttuğunu gösteriyor. Herkesin elini sıkan ama HÜDA PAR’ın uzattığı eli sıkmayan, en fenası o eli şiddetle reddeden DEM tavrı, barışı kalıcılaştırma sürecinin önündeki engellerden biridir. DEM Parti barış ve demokrasi konusunda inandırıcılığı olmayan bu tarz ideolojik ve intikamcı tavırlarıyla bölgeyi yeni bir gerilimin ve çatışmanın içine itmeye çalışıyor. Geçmişi geçmişte bırakamayanlarla barış inşa edilemez. Devleti/Hükümeti kalıcı barış için gerekli olan adımları atmamakla suçlayan DEM Parti’nin HÜDA PAR’a yönelik tam tersi tavırlar atması ve bu düşmanca tutumu sürdürmeye devam etmesi çelişkinin ötesinde ilkesiz bir ilkellikten ibarettir. DEM’in barış ve demokrasi söylemiyle tutarlı bir siyasası olmadığı sürece bu yalnızca kendisi için her şeyi isteyen tavrı, sürecin başarısı için gerekli olan güven ikliminin oluşması da mümkün değil. Güç sahibi oldukları yerlerde kendinden farklı olanları veya geçmişten kavgalı oldukları herkesi baskılayan ve öteleyen bir ideolojik tavırla elbette kalıcı bir barış inşa edilemez. DEM Partinin HÜDA PAR’a yönelik bu tutumunu sürecin ruhuyla bağdaşmayan bir tutum olarak kınıyorum.
DEM Partili Bozova Belediyesi’nin, partimiz HÜDA PAR'a tahsisli salonu son dakikada iptal etmesi, gösterdiğimiz siyasi etkiden duydukları rahatsızlığın bir sonucudur. Kamu imkânlarını bu şekilde kişisel siyasi ajandaları için kullanan bu tutumu reddediyoruz. Engeller bizi durduramaz; çalışmalarımıza ve kararlı duruşumuza aynı disiplinle devam edeceğiz. #Bozova #Şanlıurfa #HÜDAPAR
3
104
392
24,809
Belediye Başkanının umurunda değil Şile anlaşılan. Umurunda olsaydı anında gereğini yapar veya yaptırırdı. Çok yazık!
İstanbul Şile. Dünyanın en güzel beldelerinden biri. Karadeniz’in boydan boya gümrah ormanla ve yeşilin tüm tonlarıyla buluştuğu sahil beldelerimizden biri. Burası sahil. Tesadüf kafenin önü. Şile’ye bu yakışıyor mu?
1
5
45
4,672
Mehmet Metiner retweeted
ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum. Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.
806
3,988
18,115
792,557
Mehmet Metiner retweeted
Bir Avrupa Parlamentosu üyesinin Türkiye Cumhuriyeti hakkında konuşurken “sömürge komiseri” üslubuyla konuşması, kendisi için siyasi bir utanç ve Parlamento değerlerini istismardır. AP’nin bu seviyesizliği ciddi bir şekilde ele alması gerekir Siyasi bir niteliği olmadığı konuşmasından anlaşılan bu şahsın ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Bu kişi “Avrupa Parlamentosu üyesi ve gölge raportör” sıfatını taşıdığı için, “Avrupa Parlamentosu” hakkında gösterdiğimiz özen gereği mecburen cevap veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Kabinesini, Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve Kabinemizin herhangi bir üyesini saygısız bir dille hedef göstermek kimsenin haddi değildir. Avrupa Parlamentosu adına yapılan bu saygısızlığın arkasındaki saikler, bu köklü kurum tarafından ciddi şekilde sorgulanmalıdır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN EGEMENLİK HAKLARINA SAYGI, bir tartışma konusu olamaz. Avrupa Parlamentosu geçmişte nitelikli bir “siyaset ve insan hakları okulu”ydu. Bugün ise “sömürge komiseri” edasıyla konuşan bazı niteliksiz siyasetçilerin “güdümlü siyasi lobi” faaliyetleri yüzünden değer kaybetmektedir. Türkiye hakkında geçmiş yıllarda hazırlanan raporların da gerçeği yansıtmak ve diyalog kapılarını açmak yerine, bazı siyasi odakları tatmin etmek üzerine kurulduğu görülmüştür. Avrupa Parlamentosu’nun saygın geçmişine ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun her türlü diyaloğa önem veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına yapılan hiçbir saygısızlığa ise izin vermeyiz. Avrupa Parlamentosu’nun başta GAZZE olmak üzere temel insanlık konularında tarihin doğru tarafında duramayan yanlışlarını güçlü şekilde telafi etmesi gerekir. Avrupa Parlamentosu “İNSANLIK İTTİFAKI”nın güçlü bir destekçisi olacak birikime sahiptir ve bu birikime önce Parlamento üyelerinin saygı duyması gerekir. Bu çerçevede, Avrupa Parlamentosu “yaptırım” araçlarını doğru ve saygın biçimde kullanmak istiyorsa, siyonistlerin Gazze’deki soykırım suçlarını destekleyen Avrupalı siyasetçileri gündemine almalıdır. Avrupa’daki siyonist soykırım destekçisi siyasetçilere yaptırım kararı almayan AP’nin diğer konularda söz söyleme zemini yoktur. Bugün Avrupa Parlamentosu’nun bazı üyelerinin çeşitli etkiler altında “SİYASİ BAĞNAZLIĞIN” vesayeti ile hareket ettiği pek çok gündem vardır. Türkiye’ye dönük bu bağnaz siyasi dilin hiçbir hükmü yoktur. Avrupa Parlamentosu üyesi sıfatı taşıyan bazılarının “SİYASİ YOBAZLIK”la Türkiye’yi hedef almasını reddediyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun bu siyasi yobazları “DEMOKRASİ İLKOKULU”na göndermesi en doğru seçenektir.
936
668
1,808
117,910
İstanbul Şile. Dünyanın en güzel beldelerinden biri. Karadeniz’in boydan boya gümrah ormanla ve yeşilin tüm tonlarıyla buluştuğu sahil beldelerimizden biri. Burası sahil. Tesadüf kafenin önü. Şile’ye bu yakışıyor mu?
3
5
54
8,452
Mehmet Metiner retweeted
Türkiye’nin Yapay Zeka Eylem Planı hazır! Türkiye’nin yapay zeka çağında üreten ve yön veren ülkeler arasında yer almasına katkı sağlamayı amaçlayan Türkiye Yapay Zeka Zirvesi bugün Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın teşrifleri ile gerçekleştirildi. İnsan kaynağından veri altyapısına, girişimcilikten kamu hizmetlerinde dönüşüme kadar uzanan kapsamlı adımlar içeren Türkiye Yapay Zeka Eylem Planımızın ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. #TürkiyeYapayZekaZirvesi
306
92
425
9,140