Mr.
@xueqinjiang söyleşisinden bölümleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz
Faydalı olması dileğiyle.
İnsanların yönettiği demokrasiden, teknolojinin ve teknokratların yönettiği bir sisteme geçiyoruz. Bu geçiş büyük bir savaşsız olacak mı? Republic kitabında bu konuyu aslında Platon ele alıyor. Çünkü aslında demokrasinin bazı zayıf halkalarından da bahsediyor. Mesela Aristo. Yani özellikle çiftçiler bir şekilde daha kibirli olabiliyor. O yüzden de bu çok sürdürülebilir ya da iyi bir sistem değil diye bir eleştiri de var demokrasiye. Bir şekilde dünyadaki güzelliği ya da erdemleri ortadan kaldırdığına dair de bir eleştiri var. Ama monarşi ya da teknokrasi dediğimiz taraftan da meşruiyet krizine bakmamız gerekiyor. Çünkü şöyle bir şey var: İnsanlar kolaylıkla özgürlüklerinden vazgeçmezler. İnsanlar kolaylıkla haysiyetlerinden de vazgeçmezler. O yüzden bu yönde insanları ikna etmek gerekiyor. Yani Aristo ve Sokrates’in de dediği bu aslında. Yani yeni bir din yaratalım. Yeni bir din yaratalım, yeni bir uyanış olsun insanlar için. Böylece insanlar kendilerini hükümete ya da devlete teslim edebilsinler.
Şimdi yapay zekâ oligarklarına baktığımızda ve Siyonistler, özellikle gerçekten kökten dinci diyebildiğimiz radikallere baktığımız zaman onların da aralarında bir ittifak olduğunu görüyoruz. Yani teknoloji uygarlıklarıyla Siyonist rejim ve radikal dinciler arasında da bir ittifak var
Amerika’daki bu iç çatışma, Amerikan Kongresi’ne yansımadı mı? CBDC (Merkez Bankası Dijital Para Birimi) ve stablecoin arasındaki Amerika'nın kendi iç çatışması; süreç kongrede şekil alma aşamasındayken, bir anda Hürmüz Boğazı'nda insanlığın kaderinin düğümlenmesine yol açmadı mı? Bir anlamda, CBDC ve stablecoin —yani Wall Street ile tekno şirketler— arasındaki finans kavgası, 7 Ekim 2023’teki İsrail’in Gazze saldırılarının önünü açmadı mı? Yani Amerika'nın kendi içindeki çöküş veya savaşa dönüşecek sürecini, dışarıya taşıyan ana damar burası değil mi?
Cevap: Evet içinde bulunduğumuz durumla ilgili çok güzel bir analiz yaptınız. Jeopolitiği, esasında ülke içinde yaşanan iç kavgaların bir uzantısı olarak düşünebiliriz. Neler oluyor? Ülke kendi çatışmalarıyla boğuşurken, dikkatleri okyanus ötesine çevirmeye çalışıyorlar. Mesela Gazze'deki savaş ne anlama geliyor? ABD hükümetinin ekonomiyi daha fazla kontrol altında tutma ihtiyacını bize gösteriyor. ABD'nin herhangi bir savaşta yer alabilmesi için daha fazla insan gücüne, yani daha fazla askere ihtiyacı var.
Amerikan toplumunun ekonomik yapısına baktığımızda, bunun finans ve dijital temelli olduğunu görüyoruz. Şu anda yaşanan bu değişikliklerden en fazla kim faydalanıyor? Tabii ki yapay zeka oligarkları. Ekonominizi finans sektöründen dijital sektöre kaydırırsanız, bu durum Wall Street’i ciddi anlamda etkiler; Wall Street çöker ve yeni bir para birimine, yani dijital paraya ihtiyaç duyarsınız. Bunun neticesinde ciddi bir finansal çöküş yaşanabilir. Ancak bu durum, hükümete daha fazla nüfuz alanı sağlar. Yüzyıl önce yaşanan Büyük Buhran'ı hatırlayalım; ekonomik çöküşler sonrasında hükümetlerin, halkı toparlamak adına daha fazla kontrol ve nüfuz gücü kazandığı bir gerçektir.
İşin bir de başka bir boyutu var: Teknoloji oligarkları, gücü tam anlamıyla ellerine geçirebilmek için tekno-marksist bir devlet kurmak zorundalar. Yani, dijital kimlikler üzerinden hükümetin herkesi mutlak surette kontrol ettiği bir sistemden bahsediyoruz. Bu sisteme "teknokrasi" deniyor. Dolayısıyla şu anda demokrasiden teknokrasiye geçiyoruz; insanların yönettiği demokrasiden, teknolojinin ve teknokratların yönettiği bir sisteme evriliyoruz.