Son dönemdeki Vize Skandalı ile ilgili Sayın Mevlüt Çavuşoğlu telefonda bana açıklamalar yaptı, ayrıca kendisiyle ilgili iddialar ile ilgili de bir cevap metni gönderdi. Cevap hakkını kullanması adına tamamını yayınlıyorum…
Sayın Cüneyt Özdemir,
Son günlerde şahsım, ailem ve Dışişleri Bakanlığı görevimle ilgili olarak gündeme getirilen asılsız iddiaları, sizin de yayınlarınızda yer vermenizi üzülerek izledim. Konuyla ilgili sizi ilk ağızdan bilgilendirmek isterim.
Öncelikle söz konusu asılsız iddiaların, şahsım, ailem ve Dışişleri Bakanlığı görevimle hiçbir ilgisinin olmadığını belirtmek isterim. İzninizle konunun iyi anlaşılması için bazı bilgileri paylaşmak isterim. Konunun hukuki çerçevesi doğru anlaşılması gerekiyor. 2019 tarihli Vize Aracılık Hizmeti Alınmasına İlişkin Yönetmelik, 6004 sayılı Kanun’a eklenen açık hükme dayanılarak çıkarılmıştır. Bu düzenleme, Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışındaki vize başvuruları için Dışişleri Bakanlığına aracı hizmet verecek kuruluşların belirlenmesine, azami üç yıllık sözleşmelere, hizmet bedeline, kamu payına, denetime ve bütçe kaydına ilişkin usulü düzenlemektedir. Bu mevzuat, belirli bir kişi veya şirkete özel hazırlanmış bir metin değildir. Kanuni dayanağı, süresi, mali yapısı ve denetim çerçevesi açık olan genel bir idari düzenlemedir. Bu düzenleme çerçevesinde Dışişleri Bakanlığımız farklı ülkelerde farklı kurumlarla çalışmış ve çalışmaktadır.
Ayrıca Türkiye’deki yabancı misyonların kendi vize başvuru süreçlerinde hangi hizmet sağlayıcılarla çalıştığı ayrı bir alandır. Bu ticari sözleşmelerin tarafı Türkiye Cumhuriyeti devleti, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı değildir.
Türk vatandaşlarının yabancı ülke vizelerinde yaşadığı randevu sorunları elbette ciddiyetle takip edilmelidir, fakat bu sorunlardan şahsıma veya aileme yönelik çıkar ilişkisi iddiası çıkarılması gerçek dışıdır, iftiradan başka bir şey değildir.
İddialarda yer alan söz konusu şirket/şirketler veya başka herhangi bir kişi ya da şirket lehine talimat, tavsiye, referans, özel kolaylaştırma veya imtiyaz sağlamadım. Ailem üzerinden kurulmaya çalışılan ima ve yorumları da kesin biçimde reddediyorum.
Eğitim, vakıf veya yerel kamu faaliyetleriyle ilgili kamuya açık temasların vize aracılık mevzuatıyla ilişkilendirilmesi mesnetsizdir. Ben Alanyalıyım. Hamdullah Emin Paşa Vakfı, memleketimin tarihi ve kültürel bir değeridir. 1984 yılında bu Özel Hamdullah Emin Paşa Lisesi’nden mezun olmuş biriyim. Benim ve eşimin bu köklü vakfa ve onun kurduğu üniversiteye destek vermesi, mütevelli heyetlerinde yer alması tamamen memleket sevgisiyle, eğitime ve bölgenin akademik gelişimine katkı sağlama amacıyla ilgilidir. Bu görev ve destekler karşılığında huzur hakkı ki alınmamış, hiç bir menfaat elde edilmemiştir.
Görev yaptığım hiçbir dönemde hesabını veremeyeceğim bir işlemim, ilişkim veya kararım olmamıştır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, iddia sahiplerini somut belge, resmi işlem, imza, menfaat ve nedensellik bağı ortaya koymaya davet ediyorum. Şahsımı ve ailemi hedef alan asılsız yayınlara karşı tüm hukuki haklarım saklıdır.
Mevlüt Çavuşoğlu