Valla acayıp bir his oluyor bende , hani dışarıdan bakınca millet sanki hayatı "god mode"da oynuyor. Arkalarında bir donanım desteği, bir maddi güç, birileri bir şeyleri iteliyor sanki. Biz kendi yağımızla kavrulup, kendi imkanlarımızla bir şeyler inşa etmeye çalışıyoruz; bazen o duvara tosluyoruz, o eşiği geçmek imkansız gibi geliyor. Bakıyorum milletin işlerine, "lan gerçekten bu kadar doğal mı bu yükseliş, yoksa arkada başka bir şeyler mi var?" diye düşünmeden edemiyorum.
Bir de şu sertifika işi... Normalde şirketin ödemesi gereken, destek olması gereken şeyleri ben kendi cebimden ödüyorum. Vallahi ben hiçbir şey anlamadım bu dünyadan. Yani anlamadım, geçti, anlamadım. Bakıyorum millet paylaşıyor; "şunu yaptık, bunu başardık" diye. Altında bir bakıyorsun; şöyle GPU'lar, şöyle donanım destekleri, koca yazılımcı orduları... Abi gerçekten kafam almıyor artık. Yetişmek de istemiyorum vallahi.
Şu yapay zeka furyası da baydı. Sürekli model değiştir, onu bağla, şunu optimize et... İnsanı yıpratıyor bu sürekli takip etme hali. "Yeter ya" dedim, bıraktım. Son bir haftadır sadece manuel search, Google gemi open source product devam. Vallahi özüme döndüm; kağıt kalem, kendi çizimlerim... Onlarla uğraşmaya çalışıyorum. Sanki antik çağda yaşamak daha huzurlu, daha gerçek. O kadar teknoloji içinde insan sadece daha çok dışlanmış hissediyor. Sanki herkes bir trene binmiş gidiyor, biz peronda bekliyoruz. Valla nasipsizlik de mi nasip, ne bileyim ya.