Gençliğimiz, geleceğimiz, mahallemiz, evimiz...
Semt evimiz 2 yaşında!
Tarlabaşı Semt Evi 2 yaşında!
Yeni yaşımızda dostlarımıza açık mektup:
İki yıl, takvimde küçük bir süre gibi… Ama burada zaman başka akıyor; bir çocuğun ilk kez bir kitabı kendi seçtiği an kadar uzun, bir kadının sesini ilk kez yükselttiği an kadar derin.
Semt evi, bizim inatla başladığımız mücadelenin yeri.
Belki de bu yüzden, “böyle gelmiş böyle gider” diye dayatılan ne varsa, burada yavaş yavaş yerinden oynuyor.
Burada hayat, tek tek anlardan değil, o anların birbirine eklenişinden kuruluyor. Aynı masanın etrafında kurulan söz, yarım bırakılmayan bir itiraz, geri çekilmeyen bir adım…
Bunlar yalnızca olup biten şeyler değil; bu düzene rağmen değil, bu düzeni değiştirerek kurulacak bir hayatın izleri.
Kimse kimseyi “yetiştirmiyor” burada. Çünkü kimsenin kimseden eksik olmadığını biliyoruz. Ama herkesin bu düzende, bir yerinden eksik bırakıldığını da.
Belki de bu yüzden yaptığımız şey yalnızca birbirimize yer açmak değil; birlikte yer tutmayı, birlikte kalmayı, birlikte değiştirmeyi öğreniyoruz. Ve artık biliyoruz: yan yana durduğumuz her an, kendiliğinden bir itiraza dönüşüyor.
Bazen bu itiraz bir çocuğun sorduğu soruda beliriyor, bazen bir kadının artık susmamayı seçtiği yerde, bazen de mahallenin ortasında, “böyle devam etmeyecek” dediğimiz o eşikte.
Çünkü biliyoruz ki eşitsizlik kendiliğinden sürmez; onu ayakta tutan bir düzen vardır. Ve o düzen değişecekse, bu da kendiliğinden olmayacak. Değişim, ancak birlikte durmayı öğrenenlerin, birlikte söz kuranların ve o sözü büyütenlerin işi olacak.
Tarlabaşı Semt Evi’nin ruhu biraz da burada saklı.
Yardım etmekte değil, eşitsizliği olağan saymamayı öğrenmekte; eksik olanı tamamlamakta değil, neden eksik bırakıldığını birlikte sormakta.
Burada hazır cevaplar yok; hazır kabuller de yok.
Her şey yeniden düşünülüyor, birlikte kuruluyor.
Burası gelip bakılacak bir yer değil. Bir yerinden tutulmadan, bir ucundan dahil olmadan, uzaktan anlaşılacak bir yer hiç değil. İçine girdikçe, söz de büyüyor, sorumluluk da.
Çünkü burası, seyredilecek bir yer değil, ancak birlikte var olan bir yer.
Ve bu yer, kendiliğinden var olmadı. Beyoğlu’nda, bu hayatın değişebileceğine inananların, bunu birlikte kurmakta ısrar edenlerin emeğiyle kuruldu.
Türkiye Komünist Partisi’nin bu mahallede açtığı bir alan olarak, yalnızca bir mekân değil, bir taraf olma hali olarak büyüdü. İki yıldır olduğu gibi, bundan sonra da aynı yerden konuşacağız: bu hayat böyle kalmak zorunda değil.
Tarlabaşı Semt Evi gönüllüsü ol.
İkinci yaşımızı birlikte kutlayalım.
Yeni yaşlara, daha kalabalık, daha güçlü yürüyelim.