Editör olduğum bir dergide hakem davetine şöyle bir cevap geldi: "I don't do unpaid work." O gün dank diye bir ses geldi. APC alan dergilerde hakemlik şartım belli: "Makale gönderirsem para ödemem." Bugüne kadar tek kuruş ödemedim, ödemem. Fasülyesine oynamam ha 😀
Akademik yayıncılık sisteminin kısa özeti:
Sen araştır. Sen yaz. Sen hakemlik yap. Sen editörlük yap.
Yayıncı @ kâr marjı elde etsin.
Günde 5 gerçek hakemlik daveti alıyorum. Spam olanları saymıyorum bile.
Hepsini kabul etsem ne olur diye merak ettim ve hesapladım:
🌑 Yılda 1.825 makale.
🌑 Makale başına ortalama 7 saat.
🌑 Toplam 12.775 saat.
🌑 Bir yılda 8.760 saat var!
Yani “evet” desem, uyumadan, yemeden, nefes almadan çalışsam bile yetişemem.
Bunu fark edince sisteme biraz daha yakından baktım:
📌 Yaptığım her hakemliğin üniversite profesör maaşıma göre hesaplanan değeri yaklaşık 5.000–6.000 TL.
📌 Tüm davetleri kabul etsem yıllık maaşımın 6 katı değerinde emeği ücretsiz devretmiş olurum.
📌 Bu arada yazar, aynı makaleyi yayınlamak için 65.000–130.000 TL APC ödüyor.
📌 Elsevier 2023’te 3,6 milyar dolar kâr etti. Kâr marjı: @. Google bile bu kadar kazanmıyor.
Nasıl mı yapıyorlar?
Çok basit:
∙İçeriği araştırmacı üretir. Ücretsiz.
∙Hakemliği araştırmacı yapar. Ücretsiz.
∙Editörlüğü araştırmacı yapar. Ücretsiz.
∙Yayıncı sunucuya yükler. Milyarlarca dolar alır.
Biz akademisyenler olarak bu sistemi sadece sürdürmüyoruz — biz bu sistemi bizzat çalıştırıyoruz.
Eleştirinin kolay, çözümün zor olduğunun farkındayım.
Benim çözümüm hakemlik davetlerini çok çok seçici kabul etmek. “Hayır” demek, bilimi terk etmek değil — zamanınıza saygı göstermektir.
Artık diamond open access dergilere submit edilen, Preprint sununan dergilerin hakemliklerini özellikle kabul ediyorum. Açık hakemlik platformlarına yorumlar yapmaya başladım.
Yılda 8–12 hakemlik yapmak hem etik hem sürdürülebilir hem de kaliteli bir katkı.
1.825 değil.
Siz kaç hakemlik daveti alıyorsunuz?
Ve kaçını kabul ediyorsunuz?