Anne de bir zamanlar çocuktu. Onun da hayalleri vardı, geceleri uyumadan önce kurduğu düşleri, büyüyünce olmak istediği şeyler, gitmek istediği yerler, görmek istediği hayatlar vardı. Ama zaman geçti. Sorumluluklar, fedakarlıklar ve hayatın yükü omuzlarına birer birer eklendi. Kendi isteklerini çoğu zaman erteledi, bazen tamamen unuttu. Sen büyürken o biraz daha sustu, biraz daha vazgeçti kendinden. Bu yüzden anneni sadece anne olarak görme. O, senden önce de bir insandı. Kırılan, yorulan, özleyen, korkan ve umut eden biriydi. Belki bugün saçlarına düşen her beyaz tel, vazgeçtiği bir hayalin, uğruna mücadele ettiği bir sevginin kanıtı. Anneler güçlü görünür ama onların da sarılmaya, anlaşılmaya ve hatırlanmaya ihtiyacı vardır. Çünkü her annenin içinde, hala hayaller kuran küçük bir çocuk yaşamaya devam eder.