Cübbeli Ahmet, cezaevinde Adil Öksüz seni ziyaret ettiğinde bir saate yakın ne konuştunuz, bize onu açıkla.
9 Eylül 2012 tarihinde Metris Cezaevi’nde gerçekleştiği belirtilen görüşmede, kamuoyuna göre Adil Öksüz sana Fethullah Gülen’in selamını, mektubunu ve bazı kitaplarını getirmişti. Fakat bir selamın iletilmesi, bir mektubun verilmesi ve birkaç kitabın teslim edilmesi birkaç dakikada tamamlanabilecek işlerdir. Sen ise bu görüşmenin yaklaşık bir saat sürdüğünü söyledin. Aradan yıllar geçti. Adil Öksüz, Türkiye tarihinin en tartışmalı isimlerinden biri hâline geldi. Şimdi kamuoyunun merak ettiği soru hâlâ ortada duruyor. O bir saate yakın görüşmede tam olarak ne konuştunuz?
Bir insanın kim olduğu sonradan anlaşılabilir. Buna kimse itiraz etmez. Fakat görüşmenin içeriği bugün artık sadece şahsi bir hatıranın konusu değildir. Türkiye’nin yakın siyasi tarihini ilgilendiren bir meseleye dönüşmüştür. Bu nedenle kamuoyunun merakını giderecek açıklıkta konuşmak, hem tarihî hem de ahlaki bir sorumluluktur. İnsanlar artık kimin kimi ziyaret ettiğini değil, o ziyaret sırasında nelerin konuşulduğunu öğrenmek istiyor.
Mezardan aldığın talimatlar sende kalsın, o görüşmede neler aktarıldı sana?