Joined April 2022
917 Photos and videos
Margaret Cohen’in, yirminci yüzyılın en etkili kültür ve edebiyat eleştirmenlerinden Walter Benjamin’le kurduğu entelektüel teması yeni bir aşamaya taşıdığı bu çalışma, gerçeküstücü düşünce ve pratiğe dair radikal bir okuma sunuyor. André Breton’un psikanaliz ve Marksizmi odağına alan hamlesi ile Benjamin’in Marksist teoriyle karşılaşma serüveni arasındaki bağları çözümlemeye girişen yazar, büyük bir külliyattan yola çıkarak görsel imgelemin de eşlik ettiği tarihsel bir durağa varıyor. Dindışı Aydınlanma’da rüya ile devrimci uyanış, rastlantı ile karşılaşma, Paris’in hayaletleri ile pasajları, Marx ile Baudelaire, gerçeküstücülük ile Marksizm arasında yeni patikalar keşfedilirken, okur da tekinsiz ama ufuk açıcı bir sınır hattına davet ediliyor. @alfakitap'tan.
2
3
232
Sonsuzun Kısa Tarihi, iki karşıt kutup arasında gidip gelir. Bir yanda olumsuz, gizilgüç, belirsiz, sınıflandırılamaz sonsuz (Aristoteles, Aquinolu Tommaso, sezgiciler) ve diğer yanda olumlu, edimsel, belirlenebilir, sonluötesi sonsuz (Cantor, Leibniz, matematiksel gerçekçilik). Bu gerilim çözümlenememiştir ve matematiğin, felsefenin ve kültürün temel bir sorunu olarak kalmaya devam etmektedir. Sonsuz, arzu ve hayal gücüyle ilişkilidir (Leopardi, Hegel). Arzu, sınırlı nesnelere doyamayan ve daima ötesini isteyen sahte sonsuzun ifadesidir. Sınır, ahlakın ve biçimin temelidir; sınırsız ise çözülme ve düzensizliktir. Musil, "sınırsız mutluluk yoktur" der. Sonsuzun sembolik temsili, Batı düşüncesinde varlık ile dil arasındaki ilişkinin dönüşümünü yansıtır; modern dönemde simge "cansızlaşmış" ve kurmacaya dönüşmüştür. Broch ve Heidegger, sonsuzun matematiksel temsilinin, insanın varoluşsal yabancılaşmasıyla ve "hesaplanamaz" ile yüzleşmesiyle bağlantılı olduğunu gösterir. Çatışkılar, sonsuzun "açık" doğasını koruyan en önemli unsurdur; bunlar, sonsuzun kavranamazlığını ve aşılamazlığını hatırlatan epistemolojik engeller olarak işlev görür. Çalışmalarında, sonsuzluk kavramı aracılığıyla matematik düşüncesinin evrimini incelemeye ve sayı kavramını, yalnızca Batı düşüncesini değil, tüm düşünce tarihini kapsayan ve bu tarihle ilişkilendiren bir bakış açısıyla derinlemesine ele almaya odaklanmış İtalyan matematikçi ve deneme yazarı Paolo Zellini'nin Sonsuzun Kısa Tarihi kitabı 17 yıl sonra yeni bir çevirisiyle @ketebe'de.
2
3
578
Apostrof Kitap retweeted
Kadın futbolu, çok uzun yıllar küçümseme ve alay konusu oldu. Erkekler, kadınların futbola yabancılığıyla ilgili şakalar yapıp durdular. O şakaların en bayatlarından biri, "ofsaytı bir türlü anlayamamalarına" takılmaktı. Ofsayt Bilen Kadınlar, ofsaytı bildiği gibi futbolu da bilen, futbol oynayan kadınların hikâyesini anlatıyor. Dünyada kadın futbolunun gelişiminin bir özetiyle beraber, asıl, Türkiye'de kadın futbolunun bir tarihçesini sunuyor. Erdem Göktürk'ün titiz çalışması, ayrıntılı bir tarihsel döküm yaparken, hikâyesini kuru verilerle değil, bir macera tadında anlatıyor. Yükseliş ve düşüşleriyle; köklü kulüplerden, okullara, belediyelere, sosyal duyarlılık projelerine uzanan aktörleriyle; öncü kahramanlarıyla… Her şeyden önce, bir tutkunun ve iddianın hikâyesi… Ofsayt Bilen Kadınlar: Türkiye'de Kadın Futbolu Tarihi bu ay @iletisimyayin'dan çıkıyor.
1
2
235
1925 yılında, Marburg’da genç bir öğrenci ile evli bir profesör arasında başlayan ilişki, Avrupa’nın en karanlık dönemlerine; Nasyonal Sosyalizmin yükselişine, savaşa ve sürgüne tanıklık eder. Arendt’in Yahudi kimliği nedeniyle Almanya’dan kaçışı ve Heidegger’in Nazi Partisi’ne katılımıyla kopma noktasına gelen bağları, yıllar sonra, affedişin ve anlamanın sınırlarını zorlayan bir mektuplaşma trafiğiyle yeniden kurulur. Martin Heidegger ve Hannah Arendt, Mektuplar 1925-1975, Melek Paşalı'nın çevirisi ile @VakifBankKY'dan yayımlandı.
1
1
186
“Nerede bir yapı inşa ediyorsak, orası artık bizim yurdumuzdur!” Bu söz, ünlü Alman mimar Bruno Taut’a aittir. Taut’un yaşamının son dönemi Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nün yöneticisi olarak Türkiye’de geçmiş, aralarında Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi binasının da bulunduğu önemli mimari yapılar ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cenazesi için hazırlanan katafalkın tasarımını yapmıştır. Prof. Dr. Kemal Arı, bu çalışmasında Taut’un Königsberg’de başlayan yaşamöyküsünü anlatırken, Nazi Almanyası’nın baskıları nedeniyle ülkesinden ayrılışını, Almanya, Hollanda, Sovyet Rusya ve Japonya’da yaşadığı şehirlerin düşünce yapısına kattıklarını, mimarlık mesleğindeki gelişimini, ailesiyle ilişkilerini ve Türkiye günleri ile genç Cumhuriyet’e kazandırdığı eserleri ele alıyor. @iskultur'den.
3
126
Son dönemde @VakifBankKY'den çıkan 4 kitap.
4
42
5,259
Apostrof Kitap retweeted
Siyaset her yerdedir. Hayatımızın neredeyse her alanına nüfuz eder; bireylerin kolektif seçimlerle yüzleştiği her yerde kendini gösterir. Öyleyse, özellikle bu kolektif seçimlerin belki de hiç olmadığı kadar ağır ve belirleyici bir hâl aldığı günümüzde, siyasetin bizi bu denli sık bölmesi şaşırtıcı değildir. Bu çalkantılı zamanlarda "siyasi düşünmenin" ne anlama geldiğini sorgulayan bu çalışma, siyasetin çok katmanlı yapısını gözler önüne seriyor. Bunu, siyaseti ve onun toplumlar ile bireyler üzerindeki etkisini kavramamızı sağlayan bir dizi analitik yaklaşımla açımlıyor. Her bölüm alanında önde gelen bir akademisyen tarafından kaleme alınmış olup okuru siyaseti belirli bir perspektiften görmeye yönlendirir; bu perspektifin siyasi pratik, siyasi davranış ve siyasi sonuçlara ilişkin anlayışa kattığı içgörüyü özlü bir biçimde ortaya koyar. Ele alınan perspektifler arasında iktidar olarak siyaset, ahlaki tercih olarak siyaset, kimlik olarak siyaset, ritüel olarak siyaset, retorik olarak siyaset ve kriz yönetimi olarak siyaset yer almaktadır. Siyaset Nedir? Kutuplaşma Çağında Siyasete Dair Temel Bir Kılavuz, Muhammed Berdibek'in çevirisiyle @KadimYayin'dan çıktı.
2
18
1,480
Son dönemde @AkademimKitap'tan yayımlanan dört yeni kitap.
3
18
2,894
Rus Devrimi'nin ilk yıllarında Sovyet demokrasisinin yükselişini ve çöküşünü mercek altına alan Samuel Farber'ın 1990 tarihli Stalinizmden Önce başlıklı kitabı şu sorununun izini sürüyor: Sovyet demokrasisinin çöküşü iç savaşın kaçınılmaz bir sonucu muydu, yoksa Bolşevik siyasetin ve ideolojisinin bilinçli bir ürünü mü? Farber, hem Stalinist hem de Soğuk Savaş mitolojilerinin aksine, Bolşevik saflarda Ekim Devrimi'nin demokratik kazanımlarını korumak için ciddi tartışmalar yaşandığını gösteriyor. Stalin öncesi döneme titizlikle eğilen bir çalışma. Ahmet Fethi Yıldırım'ın çevirisiyle @edebiseyler'den yayımlandı.
5
29
2,178
Dört yeni çalışma @BeyogluKitabevi'nden.
1
5
33
3,367
Apostrof Kitap retweeted
Souleymane Bachir Diagne'nin özgün ve çok katmanlı çalışması Postkolonyal Bergson'da yazar Henri Bergson'un fikirlerini yaratıcı biçimde sahiplenen iki düşünür-şair üzerinde duruyor: Senegalli Léopold Sédar Senghor ve Pakistan'ın manevi kurucusu sayılan Muhammed İkbal. Hiç yüz yüze gelmeyen bu iki ismin Bergson okumaları, onları sömürge karşıtı birer siyaset filozofuna dönüştürdü. Diagne, Bergsonculuğun salt metafizik bir düşünce olarak değil entelektüel özgürleşmenin bir aracı olarak nasıl işlev gördüğünü ortaya koyuyor. Mehmet Akif Ezelbolatoğlu'nun çevirisiyle @turkuvazkitap'tan yayınlandı.
4
9
1,327
Apostrof Kitap retweeted
Sanat tarihçisi İnci Aydın'ın uzun soluklu araştırmasının ürünü olan Renklerin Diyojen'i: Ressam Agop Arad kitabı @arasyayincilik'tan çıktı. Ressam, gazeteci ve yazar Agop Arad'ın (1913–1990) yaşamını ve sanatını dönemin kültürel atmosferiyle ele alan eser, 1940'lar Türkiyesine çok katmanlı bir bakış sunuyor. Sait Faik'ten Yaşar Kemal'e, Bedri Rahmi'den Orhan Veli'ye uzanan dostluklar ve ortak üretimler üzerinden 1940 kuşağının kültürel haritasını yeniden kuruyor.
3
7
969
Apostrof Kitap retweeted
Batı’yı Seyretmek: Avrupa ve Amerika Seyahatnameleri Cumhuriyet’in erken yıllarından altmışlara uzanan dönemde Türkiye’den Avrupa’ya ve Kuzey Amerika’ya seyahat edenlerin Batı hakkındaki izlenimlerine dair bir seyir defteri… Tanıl Bora, Aylin Özman, Kadir Dede'nin çalışması @iletisimyayin'dan çıkıyor.
8
26
4,067
Apostrof Kitap retweeted
Daha önce YKY'den basılan ve uzun süredir baskısı bulunmayan Collingwood'un An Autobiography kitabı yeni bir çeviriyle, M. Murtaza Özeren'in çevirisiyle Bir Otobiyografi @AkademimKitap'tan yayımlandı. “İşi düşünmek olan bir adamın otobiyografisi, düşüncesinin hikâyesi olmalıdır.” Collingwood bu son derece kişisel entelektüel vasiyetinde, tarihler ve olayların sıralandığı alışılmış anı geleneğini reddeder. Bir Otobiyografi, oluşum hâlindeki bir zihnin geçmişin hayaletleriyle sürdürdüğü amansız diyaloğun sürükleyici öyküsüdür. Collingwood, zamanının hâkim “realist” felsefesinin yalnızca akademik bir hata değil, bir nesli silahsızlandırarak onu faşizmin irrasyonel güçlerine karşı savunmasız bırakan tehlikeli bir yanılsama olduğunu tutkuyla savunur. Gerçek bilginin pasif bir gözlem değil, geçmiş düşüncenin aktif bir yeniden canlandırılması olduğunu gösterir; kendi geliştirdiği soru-cevap mantığını da bu eserde en berrak biçimiyle ortaya koyar. Bir Otobiyografi; aklın ateşli bir savunması, felsefenin amacına dair derin bir düşünme ve entelektüellerin zamanlarının acil krizleriyle yüzleşmesi için güçlü bir çağrıdır.
5
22
1,699
Orhan Pamuk, Murathan Mungan, Nurdan Gürbilek ve Orhan Koçak gibi yazarların eserlerini İngilizceye çeviren Victoria R. Holbrook'un Amcam Sokrat kitabı yakında @Metiskitap'tan çıkıyor. “Hayatım, yaşadıkça çoğalan ve bir dizi geri dönüşle birbirine bağlanan eşmerkezli çemberlere benziyor. En içteki çember çocukluk, müzik, ‘Sokrat amcam’ ve gençliğin başıboşluğu; Arapça bir başka çemberdi, müzikle felsefeyi birbirine bağladı, Farsça ve Osmanlıca bu bağları derinleştirdi; modern Türk şiiri, post-şu post-bu teorilerle birlikte, 60’lardaki modernist okumalarımla birleşti; Hindistan’a dair şeyler Padma ile, Budizm ise beat kuşağıyla birleşti, şimdi de bugünkü çemberimin kenarında durmuş, hep yenilenen bir zihinle geriye göz atıyor ama hep ileriye bakıyorum.”
7
41
6,080