日本が再びダメになった理由、メカニズムを知りたいと思っているおじさんです。なぜなら、自分と仲間とその子孫たちがこれから先この国で幸せに暮らしていけることを願うから。この素朴な考えは特殊でもなければ高尚でもないはずだけど、今の日本ではなぜか非国民になってるっぽいです。(勝手にフォローとかしますが、フォロー返しは不要です)

Joined June 2010
1,473 Photos and videos
Pinned Tweet
社会はゼロサムではない。我々は、何もないところにいても、互いを理解し、尊重し、共感し、思いやることで互いに幸福を与え合うことができる。自分より上の皆様に媚びへつらい、自分より下の奴らをいじめるというだけが生きる方法ではないよ。奪われ奪うのではなく、与え合う世界の方が幸せなはずだ。
66
285
1,174
261,805
非国民おじさん retweeted
To się nazywa niecodzienny widok. Wczoraj z japońskiej wyspy Tanegashima wystartowała rakieta H3 numer 6 i coś w tym zdjeciu od razu rzuca się w oczy. Żadnych boosterów na paliwo stałe. Większość dużych rakiet przy starcie korzysta z pomocniczych silników na paliwo stałe - to takie "wspomagacze", które pomagają oderwać się od ziemi. Tak robi Ariane 6, SLS, Atlas V i poprzednie wersje H3. To branżowy standard. H3 w konfiguracji "30" startuje wyłącznie na trzech silnikach spalających ciekły wodór i ciekły tlen. Ostatnią rakietą, która robiła to samo, była amerykańska Delta IV Heavy - wycofana ze służby w kwietniu 2024 roku. Od tamtej pory żadna aktywna rakieta orbitalna nie latała w ten sposób. Aż do wczoraj. Misja się powiodła. Brawo @JAXA_en - tym bardziej, że poprzedni lot zakończył się niepowodzeniem w grudniu 2025. Powrót po porażce zawsze smakuje lepiej. Obserwuję to wszystko z pewnym podziwem - żyjemy w wyjątkowym momencie dla astronautyki. Rakiety startują dziś z Florydy, Gujany Francuskiej, Japonii, Chin, Indii, Nowej Zelandii, a wkrótce i z Europy. Systemy wielokrotnego użytku obok jednorazowych. Wodór, nafta, metan. Prywatne firmy obok agencji państwowych. Nigdy wcześniej świat nie miał tylu środków transportu na orbitę naraz i ta różnorodność to mocny wiatr w żagle dla rewolucji NewSpace.
32
714
3,538
203,828
非国民おじさん retweeted
イーロンマスクの会社ってTeslaにしろSpaceXにしろ、血税がこーんなに何十億ドルも注入されてるんですが、それでたった一人のCEOが兆万長者になって米国選挙に買収で介入してイラン戦争起こす愚か者を大統領にした挙句、何万の政府雇用を切ったわけで、なんか一般人にいいこと一個でもありましたっけ?
マスク氏、初の「兆万長者」に スペースX上場で資産1兆ドル超へ mainichi.jp/articles/2026061… 米宇宙開発企業スペースXの12日の株式上場で、実業家のイーロン・マスクCEOが個人資産1兆ドル(約160兆円)を保有する「トリリオネア(兆万長者)」になる見通しです。兆万長者の誕生は史上初。
3
263
497
18,841
非国民おじさん retweeted
Herkes İran-ABD ateşkesini konuşuyor. Ama bu ateşkes imzalanırsa, dünya Amerika'ya bir daha eskisi gibi bakmayabilir. Pakistan'ın başbakanı bugün duyurdu. İran ile ABD arasındaki ateşkesin metni hazır, 24 saat içinde imzalanıyor. Herkes savaş bitiyor diye sevindi. Ama İran aynı gün çok net bir şey söyledi. Anlaşma ne olursa olsun, Hürmüz Boğazı ateşkesten sonra da İran'ın şartlarıyla yönetilecek. İran o boğazı bırakmayacak. Kendi ağzıyla söyledi. "Boğazın yönetimi anlaşmanın parçası değil, o kıyı ülkelerinin işidir." Yani Amerika imzayı atsa bile, dünyanın en kritik su yolu İran'ın elinde kalıyor. Düşünün. Dünya petrolünün beşte biri o boğazdan geçiyor. Anlaşma imzalanırsa artık oradan kimin, hangi şartla geçeceğine İran karar verecek. Tanker başına 2 milyon dolara varan ücret alıyor, gemileri tek tek tarıyor, istemediğini geçirmiyor. Amerika ise bu şartları kabul eden bir anlaşmaya oturuyor. Yani bu ateşkes Amerika için bir zafer değil. Dünyanın en kritik kapısını İran'ın insafına bıraktığı bir belge. İşte mesele tam burada. Çünkü bir süper gücü ayakta tutan şey ordusu ya da parası değildir. Herkesin ona "dokunulmaz" demesidir. O algı kırıldığı an her şey çözülmeye başlar. Tarih 1956 yılında bunu bir kez gösterdi. O yıllarda dünyanın bir numarası İngiltere'ydi. Gücünün merkezi Süveyş Kanalı'ydı. Mısır kanala el koydu, İngiltere geri almaya kalktı, başaramadı, geri çekildi. O gün tek bir kanal el değiştirmedi. Tek bir şey değişti. İnsanların kafasındaki inanç. "Demek İngiltere artık eskisi kadar güçlü değil." Bir kez bu algı oluştu mu, gerisi kendiliğinden gelir. Sonra ne oldu? Sterline güven çöktü, müttefikler uzaklaştı, sermaye kaçtı. İki yüz yıllık süper güç, yirmi yılda liderliğini kaybetti. Bir kanal yüzünden değil, bir algı yüzünden. Tarihin en büyük yatırımcılarından Ray Dalio, beş yüz yıllık imparatorluk tarihini inceledikten sonra şunu yazdı. "Süper güçler aşırı borçluyken, askeri ve finansal kontrolünü kaybettiğini gösterdiğinde, müttefiklerinin ve alacaklılarının güvenini kaybetmeye başlar." Bu cümleyi bir de bugünkü Amerika'ya bakarak okuyun. Borcu 38 trilyon dolar, her dört vergi dolarından biri faize gidiyor. Vietnam'da, Afganistan'da, Irak'ta yıprandı. Üstüne şimdi, dünyanın en kritik boğazını bir gücün insafına bırakıyor. Borç var. Askeri kontrol kaybı var. Geriye Dalio'nun saydığı son halka kalıyor. Güvenin kaybı. O güveni şu an bütün dünya tartıyor. Dostu da, düşmanı da. Çünkü herkes aynı sahneyi izledi. Amerika dünyanın en kritik su yolunu açık tutamadı, İran'ın dayattığı şartları kabul etti. Şimdi her ülke kendi kendine soruyor. "Amerika orada eğildiyse, benim başım derde girince ne yapar?" Bu soruyu en yüksek sesle soran da Tayvan. Çünkü Tayvan'ın bütün güvencesi tek bir cümle. "Çin üstüme gelirse Amerika beni korur." Ama Hürmüz'de gördüğü Amerika, masada taviz veren bir Amerika. Tayvan da o soruyu soruyor. "Çin gerçekten kapıma dayandığında bu ülke benim için savaşır mı, yoksa yine bir anlaşma yapıp beni de mi bırakır?" İşte bu yüzden o ateşkes göründüğü kadar masum değil. İmza atıldığı an savaş bitebilir. Ama aynı imza, dünyaya tek bir şey daha söyler. Amerika artık her kapıyı açık tutamıyor. Bir süper gücün sonu da, kaybettiği bir savaşla değil, işte tam bu cümlenin herkesin aklına düştüğü an başlar. Bu benim şahsi analizim. Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
57
150
578
61,161
非国民おじさん retweeted
咄嗟に出る表情は、自分が思っている以上に相手へ伝わっている。 研究では、本人が気づけないほど一瞬だけ見た笑顔や怒り顔にも、見た側の顔の筋肉は反応していた。人は言葉より前に、表情から空気を読んでいる。 感情は、隠しているつもりでも顔に出る。だからこそ、最初の一瞬に気をつけたい。
3
24
127
3,946
戦争がまだ起きなくても「戦時体制」では政権を批判する人は非国民として罵ることを強制されるという社会が出来上がる その前に「罵り始めている人」が すでにいるのが日本の危険な未来
「このままだと日本は破滅するぞ」と声を上げる人々が袋叩きにされる国。日本はこの81年、その本質において1ミリも変化していない。
4
9
286
非国民おじさん retweeted
先代が良すぎたのはありますが、あれも「実の父の行為に対する彼の意思表示」だと見ています。 「ただの人をアイコンのように扱うシステム」を私は異様な行為と考えています。そもそも現在の天皇システムの開発元の明治テロリスト共の存在が嫌いです。
2
5
170
愚かさで言ったら高市がトップだろうが、日本の破壊に対して大きなインパクトを持ったのはダントツで安倍だろうな。奴が日本壊滅の基盤を作ったのさ。
【投票】この中で一番酷い日本の総理大臣は誰だと思う?
2
12
57
1,105
非国民おじさん retweeted
戦時中も問題なんだが、戦後も問題。 昨日の敵アメリカに飼い慣らされて軍門に降り、スパイとなって日本の戦後民主主義をシロアリのように食い荒らした岸信介ら戦後親米右翼。 日本は戦前、戦中、戦後とすべての時代でおかしな人間が暗躍した。 唯一すがるよすがの憲法も今、壊されようとしている。
「このままだと日本は破滅するぞ」と声を上げる人々が袋叩きにされる国。日本はこの81年、その本質において1ミリも変化していない。
8
10
307
リデル・ハートが見たら何と言うだろうか。
Herkes ABD'nin bombalarını ve yaptırımlarını konuşuyor. Çin ise sessizce yüzyılın kurallarını yazıyor. Son aylarda ABD durmadan hamle yaptı. Venezuela'da yönetimi devirdi. İran'ı vurdu. Çin'in petrol yolunu kesti. Çin'in şirketlerini kara listeye aldı. Böyle dört bir yandan kuşatılan bir ülke ne yapar? Bağırır, restleşir, misilleme yapar. Çin hiçbirini yapmadı. Sadece sustu. Çünkü Çin'in stratejisi o kadar basit ki, çoğu kişi gözden kaçırıyor. ABD yıkmaya çalışıyor. Çin ise inşa ediyor. Bu iki strateji, bu yüzyılın gerçek sahibini belirleyecek. Peki bu kavganın ödülü ne? Yüz yıldır dünyanın bir numarası ABD. Ama Çin çok hızlı yaklaştı. Üretimde, enerjide, ihracatta öne geçti. Birçok analiste göre bu hızla giderse, 2030'larda dünyanın en büyük ekonomisi olacak. Kazanan da sadece zengin olmayacak. Dünya kimin parasını kullanacak, kimin teknolojisine muhtaç olacak, kimin kurallarına göre yaşayacak? Ödül bu kadar büyük. İki güç de bunu istiyor. Ama yöntemleri taban tabana zıt. Önce ABD'nin yöntemine bakalım. Tek kelime. Yavaşlatmak. Çünkü ABD, Çin'in tek zayıf noktasını biliyor. Enerji. Çin kullandığı petrolün dörtte üçünü dışarıdan alıyor. ABD de tam bu damara basıyor. Çin'e ucuz petrol satan ülkelere bakın. İran savaşla felç edildi. Rusya yıllardır yaptırım altında. Venezuela'nın lideri devrildi, hattı kesildi. Hepsinin ortak noktası, Çin'i besliyor olmaları. Bununla da kalmadı. ABD, Çin'in yükselişini taşıyan şirketleri vurmaya başladı. Alibaba, BYD, Baidu gibi dev şirketleri kara listeye aldı. Amaç: Çin'i zirveye çıkaran lokomotifleri yavaşlatmak. Ama bu yöntemin görünmeyen bir bedeli var. ABD her cephede saldırdıkça, kendi dostlarını da yıpratıyor. Körfez ülkelerine bakın. İran ucuz dronelarla bu ülkelerin limanlarını, havalimanlarını vurdu. ABD'nin onlara sattığı milyar dolarlık savunma sistemleri çoğu saldırıyı durduramadı. Otuz beş bin dolarlık bir drone'u düşürmek için milyon dolarlık füzeler harcandı. Bu ülkeler korunmadıklarını gördü. Üstüne ABD onlara "bize yatırım yapmaya devam edin" dedi. Sonuç ortada. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar, ABD'ye verdikleri dev yatırım sözlerini yeniden masaya yatırdı. Yani ABD düşmanını yıkmaya çalışırken, dostlarını da kaybediyor. Peki bu fırtına eserken Çin ne yapıyor? İşte asıl ustalık burada. Birincisi, eğilmiyor. ABD Çinli şirketlere yaptırım uygulayınca, Çin 2021'de çıkarıp hiç kullanmadığı bir yasayı ilk kez devreye soktu. O yaptırımları kendi topraklarında geçersiz ilan etti. Mesajı net. Ben baskıyla geri adım atmam. İkincisi, dünyanın kilit noktalarını elinde tutuyor. Bir savaş uçağının mıknatısından telefonun çipine, gübreden arabanın bataryasına kadar neredeyse her şeyin üretiminde bir Çin hammaddesi var. Nadir elementler, sülfürik asit gibi adını bile duymadığınız maddeler. Çin bunların ihracatını kıstığında, dünyanın yarısının üretim zinciri sarsılıyor. Yani ABD Çin'in şirketlerini vurabiliyor. Ama Çin de dünyanın fabrikasının nefesini kesebiliyor. Üçüncüsü, en önemlisi. Çin geleceği kimsenin bakmadığı yerde kuruyor. ABD son yirmi yılda Irak ve Afganistan'da trilyonlarca doları savaşa gömdü. Çin ise aynı yıllarda Afrika'ya altyapı kurdu. Kırk dokuz ülkeye liman, demiryolu, baraj, telekom ağı. Çünkü Afrika dünyanın en genç kıtası. 2050'de nüfusu iki buçuk milyarı aşacak. Bir kıtanın altyapısını kuran, geleceğini de belirler. Aynı anda Çin sessizce dolardan kopuyor. Elindeki ABD tahvillerini satıyor, yerine altın alıyor. Kendi ödeme sistemini kurdu, yuanı yayıyor, BRICS'i büyütüyor. Yani ABD'nin en güçlü silahı olan dolardan, adım adım kurtuluyor. Şimdi iki yöntemi yan yana koyun. Fark her şeyi anlatıyor. ABD yıkarak oynuyor. Bombalıyor, yaptırım koyuyor, hat kesiyor. Her hamlesi güçlü görünüyor, ama her hamlesi bir maliyet. Cephanesi azalıyor, müttefiki küsüyor. Çin inşa ederek oynuyor. Liman kuruyor, anlaşma yapıyor, sistem yazıyor. Her hamlesi sessiz, ama her hamlesi geriye kalıcı bir şey bırakıyor. İşte tarihin sessiz kuralı. Yıkmak hızlıdır ama tüketir. İnşa etmek yavaştır ama biriktirir. Uzun bir yarışta yıkanın eli boşalır, inşa edenin eli dolar. Dahası, ABD'nin her sert hamlesi dünyayı bir adım daha Çin'in kurduğu sisteme itiyor. Çin'i durdurmak için atılan her adım, ona yeni bir kapı açıyor. Sun Tzu yüzyıllar önce söylemişti. ''En büyük zafer, savaşmadan kazanılandır.'' Xi Jinping de bütün stratejisini sanki bu cümlenin üstüne kurdu. Bu benim şahsi analizim. Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
1
143
非国民おじさん retweeted
Herkes ABD'nin bombalarını ve yaptırımlarını konuşuyor. Çin ise sessizce yüzyılın kurallarını yazıyor. Son aylarda ABD durmadan hamle yaptı. Venezuela'da yönetimi devirdi. İran'ı vurdu. Çin'in petrol yolunu kesti. Çin'in şirketlerini kara listeye aldı. Böyle dört bir yandan kuşatılan bir ülke ne yapar? Bağırır, restleşir, misilleme yapar. Çin hiçbirini yapmadı. Sadece sustu. Çünkü Çin'in stratejisi o kadar basit ki, çoğu kişi gözden kaçırıyor. ABD yıkmaya çalışıyor. Çin ise inşa ediyor. Bu iki strateji, bu yüzyılın gerçek sahibini belirleyecek. Peki bu kavganın ödülü ne? Yüz yıldır dünyanın bir numarası ABD. Ama Çin çok hızlı yaklaştı. Üretimde, enerjide, ihracatta öne geçti. Birçok analiste göre bu hızla giderse, 2030'larda dünyanın en büyük ekonomisi olacak. Kazanan da sadece zengin olmayacak. Dünya kimin parasını kullanacak, kimin teknolojisine muhtaç olacak, kimin kurallarına göre yaşayacak? Ödül bu kadar büyük. İki güç de bunu istiyor. Ama yöntemleri taban tabana zıt. Önce ABD'nin yöntemine bakalım. Tek kelime. Yavaşlatmak. Çünkü ABD, Çin'in tek zayıf noktasını biliyor. Enerji. Çin kullandığı petrolün dörtte üçünü dışarıdan alıyor. ABD de tam bu damara basıyor. Çin'e ucuz petrol satan ülkelere bakın. İran savaşla felç edildi. Rusya yıllardır yaptırım altında. Venezuela'nın lideri devrildi, hattı kesildi. Hepsinin ortak noktası, Çin'i besliyor olmaları. Bununla da kalmadı. ABD, Çin'in yükselişini taşıyan şirketleri vurmaya başladı. Alibaba, BYD, Baidu gibi dev şirketleri kara listeye aldı. Amaç: Çin'i zirveye çıkaran lokomotifleri yavaşlatmak. Ama bu yöntemin görünmeyen bir bedeli var. ABD her cephede saldırdıkça, kendi dostlarını da yıpratıyor. Körfez ülkelerine bakın. İran ucuz dronelarla bu ülkelerin limanlarını, havalimanlarını vurdu. ABD'nin onlara sattığı milyar dolarlık savunma sistemleri çoğu saldırıyı durduramadı. Otuz beş bin dolarlık bir drone'u düşürmek için milyon dolarlık füzeler harcandı. Bu ülkeler korunmadıklarını gördü. Üstüne ABD onlara "bize yatırım yapmaya devam edin" dedi. Sonuç ortada. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar, ABD'ye verdikleri dev yatırım sözlerini yeniden masaya yatırdı. Yani ABD düşmanını yıkmaya çalışırken, dostlarını da kaybediyor. Peki bu fırtına eserken Çin ne yapıyor? İşte asıl ustalık burada. Birincisi, eğilmiyor. ABD Çinli şirketlere yaptırım uygulayınca, Çin 2021'de çıkarıp hiç kullanmadığı bir yasayı ilk kez devreye soktu. O yaptırımları kendi topraklarında geçersiz ilan etti. Mesajı net. Ben baskıyla geri adım atmam. İkincisi, dünyanın kilit noktalarını elinde tutuyor. Bir savaş uçağının mıknatısından telefonun çipine, gübreden arabanın bataryasına kadar neredeyse her şeyin üretiminde bir Çin hammaddesi var. Nadir elementler, sülfürik asit gibi adını bile duymadığınız maddeler. Çin bunların ihracatını kıstığında, dünyanın yarısının üretim zinciri sarsılıyor. Yani ABD Çin'in şirketlerini vurabiliyor. Ama Çin de dünyanın fabrikasının nefesini kesebiliyor. Üçüncüsü, en önemlisi. Çin geleceği kimsenin bakmadığı yerde kuruyor. ABD son yirmi yılda Irak ve Afganistan'da trilyonlarca doları savaşa gömdü. Çin ise aynı yıllarda Afrika'ya altyapı kurdu. Kırk dokuz ülkeye liman, demiryolu, baraj, telekom ağı. Çünkü Afrika dünyanın en genç kıtası. 2050'de nüfusu iki buçuk milyarı aşacak. Bir kıtanın altyapısını kuran, geleceğini de belirler. Aynı anda Çin sessizce dolardan kopuyor. Elindeki ABD tahvillerini satıyor, yerine altın alıyor. Kendi ödeme sistemini kurdu, yuanı yayıyor, BRICS'i büyütüyor. Yani ABD'nin en güçlü silahı olan dolardan, adım adım kurtuluyor. Şimdi iki yöntemi yan yana koyun. Fark her şeyi anlatıyor. ABD yıkarak oynuyor. Bombalıyor, yaptırım koyuyor, hat kesiyor. Her hamlesi güçlü görünüyor, ama her hamlesi bir maliyet. Cephanesi azalıyor, müttefiki küsüyor. Çin inşa ederek oynuyor. Liman kuruyor, anlaşma yapıyor, sistem yazıyor. Her hamlesi sessiz, ama her hamlesi geriye kalıcı bir şey bırakıyor. İşte tarihin sessiz kuralı. Yıkmak hızlıdır ama tüketir. İnşa etmek yavaştır ama biriktirir. Uzun bir yarışta yıkanın eli boşalır, inşa edenin eli dolar. Dahası, ABD'nin her sert hamlesi dünyayı bir adım daha Çin'in kurduğu sisteme itiyor. Çin'i durdurmak için atılan her adım, ona yeni bir kapı açıyor. Sun Tzu yüzyıllar önce söylemişti. ''En büyük zafer, savaşmadan kazanılandır.'' Xi Jinping de bütün stratejisini sanki bu cümlenin üstüne kurdu. Bu benim şahsi analizim. Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
23
116
425
24,434
力こそ正義!
これが日本人の正義感 どんな悪事でも許す ↑ |アメリカ |日本政府 |自民党 |大与党の政治家 |大金持ち |国際的大企業 |高市早苗 |右翼 | --《越えられない壁》-- | |零細企業 |共産党 |零細野党の政治家 |左翼 |蓮舫 |貧乏人 |障害者 |外国人 ↓ 些細なことも絶対に許さない
2
2
188
これが日本人の正義感 どんな悪事でも許す ↑ |アメリカ |日本政府 |自民党 |大与党の政治家 |大金持ち |国際的大企業 |高市早苗 |右翼 | --《越えられない壁》-- | |零細企業 |共産党 |零細野党の政治家 |左翼 |蓮舫 |貧乏人 |障害者 |外国人 ↓ 些細なことも絶対に許さない
71
724
2,093
35,792
鉄の女。
高市総理は知らないかも知れないけど、ヨーロッパでは「鉄の女」という表現はあまり褒める言葉ではない。強い決意を持っている女性の意味と同時に人間性を欠いて他人の意見を無視する女性の意味も含まれている。 ヨーロッパに行く直前に下記の文章を新聞に投稿するのはいいのか? 「政治的な反発に直面するかもしれないが、日本の『鉄の女』として、私は必要な変革を断行する強い決意を持っている。」 Financial Times ポジティブに読まれることに限らず、むしろちょっと怖い政治家と思う一般人が多いのではないか。
2
5
17
517
非国民おじさん retweeted
高市総理は知らないかも知れないけど、ヨーロッパでは「鉄の女」という表現はあまり褒める言葉ではない。強い決意を持っている女性の意味と同時に人間性を欠いて他人の意見を無視する女性の意味も含まれている。 ヨーロッパに行く直前に下記の文章を新聞に投稿するのはいいのか? 「政治的な反発に直面するかもしれないが、日本の『鉄の女』として、私は必要な変革を断行する強い決意を持っている。」 Financial Times ポジティブに読まれることに限らず、むしろちょっと怖い政治家と思う一般人が多いのではないか。
101
2,053
5,589
207,576
前足はまだ振り出さなくていいんだ。慣性モーメントが小さいから全然間に合う、ということか。
🟣これはボーダー・コリーが障害物を ⠀⠀跳び越える瞬間を完全に横から捉えた ⠀⠀アクション写真。まるで犬がミサイルの ⠀⠀ように水平飛行しているかのように見える ⠀⠀ことで話題となった。実際にはハードルを ⠀⠀跳ぶ瞬間に体を完全に伸ばした状態であり ⠀⠀前脚・後脚が一直線耳が後方に流れる・ ⠀⠀目線が前方に固定されている。この姿勢は ⠀⠀ボーダー・コリーの運動能力の高さを ⠀⠀よく表現している1枚となっている。 ⠀⠀📷 Francesco Junior Mura⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀ ⠀⠀#雑学 #フォローしてくれたら嬉しいです⠀⠀ ⠀⠀#土日はフォロワーが増える
1
3
227
この人たちの政治的なスタンスはよく知らないけど、ここで議論されていることは本質的で、我々はもはや対話の共通前提を喪失し始めている。それを与える任務を与えられているのは公教育であるという点についても同意。もちろん公教育は基盤を与えるだけではあるが、それは最初の基礎工事である。
誹謗中傷問題、リハック高橋さんがコメ欄(高市さん擁護者)に本気で怒ってるの、めちゃくちゃ珍しいよな。
2
6
305
安倍や高市やその手の連中がウソをつく時にとても堂々としているのはウソが上手だからではない。健常者なら誰でも持っているはずの、ウソをつくことへの良心の呵責がのっけから存在しないからである。
2
14
37
469
非国民おじさん retweeted
日本の「異様さ」は単一の原因ではなく「問題の先送り」「デフレの固定化」「産業転換の失敗」「労働市場の硬直性」「政治の機能不全」という複数の構造的問題が、互いに補強し合いながら30年間累積した結果と言えます。 一つ一つは他国にも見られる問題ですが、これらすべてが同時に・長期間・解決されないまま続いた国は、主要国の中で日本だけです。 これからは更に深刻化します。最大の要因は人口動態です。生産年齢人口の減少ペースは今後20年でこれまでの30年を上回るからです。 さらに、これまで減少を緩和してきた「緩衝材」(女性の労働参加率向上、高齢者雇用延長)はほぼ使い果たされており、今後は純粋な人口減少のインパクトがそのまま経済成長率を下押しします。 財政面では、政府債務がGDP比260%超という世界最悪レベルに達している中、社会保障費(医療・介護・年金)は高齢化のピークを迎える2040年代まで増加が続く見通しです。 一方で支える側の現役世代は減り続けるため、増税・社会保険料の上昇・社会保障の給付削減のいずれか、あるいは組み合わせが避けられず、これが消費や成長へのさらなる下押し要因になります。 総合すると「何も変えなければ、過去30年よりも深刻な縮小が待っている」というのは人口動態だけを見ればほぼ確実です。 これまでの30年は「問題を先送りしても何とかなった」時代でしたが、今後20年は、その先送りの余地そのものが、財政的にも人口的にもなくなっていく、という点が最大の違いです。
1993年 2025年 GDP増減率 🇯🇵 約4.5兆$→ 約4.2兆$ −8% 🇺🇸 約6.8兆$→約29.8兆$ 338% 🇩🇪 約2.1兆$→約4.7兆$ 124% 🇬🇧 約1.1兆$→約3.5兆$ 218% 🇫🇷 約1.3兆$→約3.1兆$ 138% 🇮🇹 約1.0兆→約2.3兆$ 130% 🇰🇷 約0.4兆→$約1.8兆$ 350% 🇨🇳 約0.45兆$→約20.4兆$ 4400% 1993年は韓国と中国は同レベルのGDP。韓国は年当時、日本の「10分の1以下」の経済規模、現在は「日本の2/5(約4割)」の規模に成長。 低成長国であるドイツ・フランス・イタリア(いわゆる「ユーロ三国」)でも 150%前後の成長。 「成長率が低い」と言われる欧州主要国と比べても、日本の−8%は異次元。少子高齢化/人口減少が原因とは、また違う次元の停滞。 実際は今後20年間は、過去30年間よりも、遥かな強烈な生産年齢人口の減少の直面する/している。今までの国力の低下のレベルを遥かに超える。
3
67
168
10,650
非国民おじさん retweeted
Another ill-fated take-off over V1 (in this case, V2!) June 13 1996: Garuda Indonesia Flight 865, a DC-10, crashes in Fukuoka (Japan) 3 of 275 aboard die. On take-off, the jet had just left the ground when one of the engines failed. Crew opted to reject the maneuver; the aircraft was unable to stop safely and left the runway: landing gear collapsed, and the airplane caught fire. Inquiry noted pilot actions by aborting takeoff above V1, where SOP dictated pilots should have continued takeoff and deal with the engine later. More info below from Aviation Safety Network – Aftermath video is from Aircrashdaily (go give them a follow on YouTube) “The DC-10 accelerated for takeoff. The nose was raised, and at a speed of 158 kts, the first officer called "Rotate". It was 12:07:40. Three seconds later, at a radio altitude of 9 feet, a fan blade of the 1st stage HP turbine from the no. 3 engine separated. The N1 dropped to 23,7% within a few seconds. At 12:07:45, the flight engineer called "Engine failure number one." Takeoff was aborted at about the V2 speed, and the airplane contacted the runway one second later at a vertical acceleration force of 2.1 Gs. The thrust reversers were deployed and ground spoilers were extended. The DC-10 skidded off the runway through a ditch, fence and a road, before coming to a halt 620 m past the runway threshold. Investigation revealed that the turbine blade that failed, had operated for 30913 hours and 6182 cycles. General Electric had advised customers to discard blades after about 6000 cycles. Accident cause Although the Aircraft was well in excess of V1 and the aircraft had already lifted off from the runway, the takeoff was aborted. Consequently, the aircraft departed the end of the runway, came to rest and caught fire. It is estimated that contributing to the rejection of the takeoff under this circumstance was the fact that the CAP's judgement in the event of the engine failure was inadequate."
8
54
525
131,015