Sene 2016. IBM'deki ilk iş günüm. Önümüze bir sözleşme geldi ki sayfalarca. Onu yapmıcam, her zaman şuna dikkat etcem vs. Benim ve şirketin güvenliği ile alakalı meseleler..
Yalnız bu sözleşmede öyle iki madde vardı ki, komplo teorisi sanarsınız:
1) Hiçbir uluslarası platformda, ABD ile karşıt görüşte ise Rusya lehinde bir beyanatta bulunmayacağım.
2) Hiçbir koşulda İran yönetimini destekleyici bir açıklamada bulunmayacağım.
Bunun altına imza attık. Görevimiz, IBM adına, Türkiye'deki müşteri şirketlerin altyapılarının sağlığını korumak. AIX (Linux) adminiyim. Siyasi askeri bir pozisyon falan da değil yani.
Başka maddeler de vardı, bu ülkelere seyahat etmem gerektiğinde bilgisayarımı götürmemem gerektiği gibi şeyler. Tam hatırlayamıyorum ama en az 5-6 madde böyle alakasız ülke çıkarları ile ilgiliydi. IBMer (ne sikko bi kelime) birinin önüne düşerse dediğimi doğrulayacaktır. Tabii imzaladığı sözleşmeyi okumuşsa.
2020'de Koç'ta da sözleşme imzaladım. Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası çıkarlarını koruyacağıma dair herhangi bir şey imzaladığımı hatırlamıyorum.
Sahi biz neden Türk şirketlerinde bu maddeleri zorunlu tutmuyoruz da herkes her fırsatta devletini satabileceğini açıklayıp alkış topluyor? ABD'den daha mı liberaliz?
Neyse, demek istediğim, Gülben Ergen gibi insanlar da böyle şirketlerle böyle sözleşmeler imzalamış olabilir. O yüzden ABD ile ilgili en ufak kötü bir şey söyleyemiyorlar. Bir okul dolusu çocuk öldüren ABD'nin ismini ağızlarına almaya çekiniyorlar.
Sözleşmesiz yapıyorsa daha kötü.
çocukların öldüğü
çocukların öldürüldüğü dünya 😔