Dünkü Aselsan paylaşımımı detaylandırmam gerekecek.
O yıllarda TSK'nın projelerinde sadece TSKGV (Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı) şirketleri olan Aselsan, TUSAŞ, Havelsan, Roketsan ana yüklenici olabiliyordu. Bizlerin (Pavo) ana yüklenici olma şansı yoktu. LİAS projesini Aselsan TSK'dan aldı ve projeyi parçalara bölmeden tek bir parça olarak bize verdi. Biz de yapıp Aselsan'a teslim ettik. Sonuçta o ürünün tasarımı ve yapımı tamamıyla bize yani Pavo'ya aitti.
Aselsan mağduru Mikes ile yollarımız 1996 yılında kesişti. 1999 yılında Aselsan tarafından Köprü ve Otoyollarda kullanıma sokulan OGS'nin alt yapısını 1993-1996 arası yoğun çalışarak hazırladım. Dünyadaki tüm üreticileri araştırdım ve hepsiyle giderek tek tek görüştüm. Sonuçta Norveç'li Microdesign firmasının teknolojik olarak en ileride firma olduğunu gözlemledim/k. KGM (Karayolları Genel Müdürlüğü) ihaleye çıkmak için bizden gerekli tüm bilgileri alarak ihale şartnamesini hazırladı. İhale şartnamesi 5.4 GHz frekansında çalışan Tag'ler (şu anki adıyla Etiket) kullanılacak şekilde hazırlandı. Ama burada önemli bir detay vardı. Microdesign ile yapılan anlaşma gereği Tag'lerin lisans ücreti dahil sadece $1.5'lık elektronik parçası Norveç'li firmadan gelecekti. Tag'ler Mikes tarafından üretilecekti. Çünkü Mikes her türlü RF cihaz üretebilecek tesis ve test ünitesine sahipti. Sonuçta ihalede bizim konsorsiyum içine Mikes de dahil olmuş oldu. İhaleyi Koç Holding-Exim (biz)-Mikes konsorsiyumu kazandı. Çok sevinmiştik. Çünkü Türkiye çok iyi bir sisteme sahip olacaktı ve cihazların çoğu ve Tag'ler Türkiye'de üretilecekti.
O dönem 54. Hükümet yönetimdeydi ve rahmetli Necmettin Erbakan Başbakandı. Onun danışmanlarından birinin oğlu Maine eyaletinde bir üniversitede okuyordu. Genç arkadaşımız orada OGS benzeri sistemi görmüş ve Tag fiyatlarını da babasına aktarmıştı. Fiyatları bizim teklif ettiğimiz fiyatın çok altında olduğu anlaşılınca bizi KGM Genel Müdürlüğüne çağırdılar. Ben durumu net olarak anlattım. Maine eyaletinde kullanılan Tag'ler 902-928 MHz frekansında çalışıyorlardı. Bu frekans 1994 yılından beri Türkiye'de kullanılmaya başlanan GSM telefonlarının frekansı ile aynıydı ve kullanılması mümkün değildi. Zaten ABD'de de bu yüzden 2.45 GHz frekansına geçiş yapılıyordu. Maine eyaletindeki sistem de değişecekti.
Ama KGM nedense tatmin olmadı!!! ve ihaleyi haksız yere iptal etti. Biz şok olmuşken başka bir şoku da Türkiye yaşadı. Gereksiz bir 28 Şubat (1997) 'postmodern darbesi' ile ülkenin kimyası bozuldu. REFAHYOL hükümeti istifa etti. Yerine 30 Haziran 1997'de Mesut Yılmaz Başbakanlığındaki 55. ANASOL-D hükümeti geldi.
55. Hükümette KGM'nin bağlı olduğu Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaşar Topçu oldu. Yaşar Topçu, bir açılış/kutlamada Aselsan'ın o yıllardaki Genel Müdürü Hacim Kamoy ile karşılaştı. Bize aktarıldığıyla, Hacim bey, Bakan'a OGS projesinin ülke güvenliği için önemli bir proje olduğunu belirtip Yaşar Topçu'yu ikna etti. Kısa süre içinde KGM ile Aselsan bir protokol imzalayarak OGS projesi ihalesiz bir şekilde Aselsan'a verilmiş oldu.
Bizim $8'a mal ettiğimiz Tag'ler OGS projesi Aselsan tarafından 1999'da kurulduktan sonra (Aselsan ile alakası olmayacak şekilde) kullanıcılara $50'a satıldı. Sırf bu fiyatlama yüzden daha sonra başımıza KGS ve HGS belaları açıldı. Onları da daha sonra anlatacağım.
Aselsan'ın kendi yapmış gibi tanıttığı LİAS (Lazer İkaz Sistemi) hissedarı olduğum dönemde Pavo tarafından yapıldı. Dünyada bunu başaran 4 ülkeden biri olduk. Peki ne mi oldu? Aselsan bizden satın aldı ve TSK'ya bize ödediği fiyatın 4 katına sattı. Amaç bize para kazandırmamaktı. Başarılı da oldular. Mikes'i batırdılar. Biz altın yumurtlayan tavuktuk. Bizi batır(a)madılar.
ASELSAN I Elektro-Optik Karşı Tedbir Sistemleri
youtube.com/watch?v=XbU-XMYH…