IBM Think Notlarım - 7
IBM’in vermek istediği büyük mesaj neydi?
Etkinliğin tamamını tek cümlede özetlemem gerekirse, benim gördüğüm ana mesaj şuydu:
Kurumlar artık AI’ı ayrı bir teknoloji katmanı olarak değil, veri, süreç, yönetişim, altyapı ve güvenlik ile birlikte ele almak zorunda.
Yani sadece model seçmekle, sadece buluta geçmekle, sadece veri platformu kurmakla ya da sadece otomasyon yapmakla bu dönüşüm tamamlanmıyor. Asıl fark, bütün bu katmanları birbirine bağlayabilmekte.
Bence IBM Think 2026 bu açıdan oldukça net bir çerçeve sundu:
AI-first işletme modeli
Hybrid mimariyi temel alan bir operasyon yaklaşımı
Güvenlik ve governance’i işin merkezine koyan bir yapı
Yüksek yoğunluklu yeni nesil altyapılar
Ve orta-uzun vadede quantum destekli hesaplama dünyası
Bu başlıkların her biri tek başına önemli. Ama asıl değer, bunların birlikte nasıl çalıştığında ortaya çıkıyor.
Benim adıma IBM Think 2026’nın en önemli çıktısı, teknoloji dünyasının artık daha bütünsel düşünülmesi gerektiğini bir kez daha göstermesi oldu.
Önümüzdeki dönemde kurumlar için başarı, en çok AI konuşan olmakla ölçülmeyecek. Başarı; AI’ı kontrollü, güvenli, yönetilebilir ve ölçülebilir şekilde iş süreçlerine taşıyabilenlerde olacak.
Aynı şekilde hybrid mimariyi doğru kuran, veriyi anlamlandıran, yönetişimi baştan tasarlayan ve yeni nesil altyapı ihtiyaçlarını bugünden gören kurumlar ciddi avantaj sağlayacak.
Quantum tarafı ise bugünden yarına herkesi değiştirmeyecek belki. Ama çok açık ki artık “çok uzak bir gelecek” başlığı olmaktan çıktı.
Umarım bu etkinliğie katılamayanlar için faydalı bir özet olmuştur, gelecek her zaman olduğu gibi bizi bekliyor.
Eğer sizde bu teknolojilere şirketlerinizi hızlı bir şekilde adapte etmek istiyorsanız ITSTACK Bilgi Sistemleri olarak sunduğumuz hizmetler için bizlere ulaşabilirsiniz.
@itstacktr #big4tr
IBM Think Notlarım - 6
Quantum artık uzak gelecek değil!
IBM Think 2026’nın bence en heyecan verici başlıklarından biri de quantum oldu. Özellikle IBM Quantum System Two’yu yakından görmek, quantum tarafının artık sadece laboratuvar ve akademik çalışma düzeyinde konuşulmadığını hissettiriyor.
Burada önemli olan nokta şu: quantum bugün klasik sistemlerin yerini alacak bir teknoloji olarak konumlanmıyor. Ancak belirli problem sınıflarında, özellikle simülasyon, optimizasyon, biyomedikal keşif ve ileri hesaplama senaryolarında çok güçlü bir potansiyel taşıyor.
Etkinlikte verilen mesajlardan biri de quantum’un “bilimsel deney” noktasından çıkıp “mühendislik” düzlemine geçmeye başladığıydı. Bu çok kritik bir ayrım. Çünkü teknoloji dünyasında gerçek dönüşüm, bir şeyin teorik olarak mümkün olmasından değil, mühendislik olarak uygulanabilir hale gelmesinden sonra başlar.
Bence burada AI ve quantum birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olacak. AI’ın hesaplamakta zorlandığı alanlarda quantum yeni kapılar açabilecek, AI da quantum algoritmalarının ve iş akışlarının gelişmesini hızlandırabilecek.
Bu nedenle kurumların bugünden quantum-ready düşünmeye başlaması gerektiğini düşünüyorum. Hemen yatırım yapmak anlamında değil, ama yol haritası ve farkındalık anlamında kesinlikle evet.
Resim: Hakan Uzuner – 2026 – Boston – IBM Think Etkinliği